HABERLERİNSAN HAKLARI

ABD, Biyolojik silahlar ve korona virüs – 2

Amerika terör devleti dünyanın en büyük silahlı kuvvetleri ve en yüksek askeri bütçeye sahip olan ülkesidir.

Amerika’nın düşmanlarına karşı biyolojik silah kullanma ve bu silahları geliştirme konusunda kara karnesi yüzünden, Çin’ın Wuhan kentinde Aralık 2019’da Covid-19 adı ile adlandırılan yeni tip korona virüsü ortaya çıkarak salgın haline gelmeye başladığı ve bir kaç ay içinde dünyanın birçok ülkesini etkilemeye başlamasının ardından Washington bu salgının bir numaralı sanığı ilan edildi. Bu suçlama özellikle bazı Amerikalı yetkililer korona virüs salgınının Çin ekonomisini olumsuz etkilemesi ve ABD ekonomisine fayda sağlamasından söz etmesinin ardından daha da ciddi bir şekilde gündeme geldi.

Amerika Ticaret Bakanı Wilber Ras 31 Ocak 2020’de tuhaf bir açıklama yaparak yeni tip korona virüsün Çin’de salgın hale gelmesi ABD ekonomisine iyi geleceğini belirtti. Ras, bu salgın Kuzey Amerika’da istihdam alanının genişlemesine katkısı olacağını vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimini eleştiren çevreler Ticaret Bakanı Ras’ın bu sözlerine tepki gösterdi, zira bu hastalığın salgın hale gelmesi Çin ve dünya ekonomisi üzerinde olumsuz tesiri hakkında derin kaygılara yol açmış bulunuyor.

Amerika Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Bakan Ras’ın tutumunu onaylayarak şu açıklamayı yaptı: Önemli olan, gerçek tehlikeleri kendi halkı ve dünya camiasından gizlemekte derin mazisi olan bir ülke ile ticaretin sonuçlarını göz önünde bulundurmaktır.

Sözcünün bu sözleri de sert eleştirilere yol açtı. Örneğin ABD kongresinin temsilcilerinden Dan Bayer ölümcül virüs yayıldığı bir sırada bu olayın ticari meziyetlerinden söz edilmesini sorguladı. Bundan başka birçok ekonomi uzmanı da Bakan Ras’ın sözlerine tepki gösterdi.

Economist dergisinden Simon Baptist, ABD Ticaret Bakanı Ras’ın sözlerini tuhaf niteleyerek, korona virüs salgınının ABD ekonomisi üzerinde olumsuz tesirleri hakkında şöyle dedi:

Gerçekte Amerika has kaybeden ülke olacaktır, zira her şeye rağmen Çin halâ Amerika için büyük bir pazardır. Dolaysıyla Çin ekonominin büyümesi önemli oranda yavaşladığı takdirde bu durum ABD üzerinde ciddi tesiri olur.

Gerçekte  korona virüs salgını, teknoloji devleri, otomobil üreticileri ve satıcıları gibi çeşitli sektörlerin büyük firmalarını Çin’deki faaliyetlerini geçici olarak askıya almaya zorladı. Buna göre Amerika’nın Çin’in korona virüs kriziyle uğraşmasını sermayelerin ve bunun doğal sonucu olarak istihdam alanlarının Amerika’ya intikal edeceği yönündeki fırsatçılığı, korona virüs salgını ile mücadele eden ülkelere yardım ulaştırma çabasının tam karşı noktasıydı yer alıyor ve uluslararası camiadan ciddi tepki görüyor.

Bu arada bazı kanıtlar Amerika devletinin korona virüsü yaratma ve bu hastalığı yaygınlaştırma konusunda eli bulunduğu yönünde ihtimalleri güçlendirdiği anlaşılıyor. 2011 yılında Hollywood dünyası Salgın adında bir film yaptı. Bu filmin konusu 2000’li yıllarda epidemik hastalıkların yayılması, 2002’de sars ve 2009 yılında domuz gribi salgını gibi gelişmelerden ilham alındı. Bu filmde bir virüs Çin’de yayılmaya başlıyor ve milyonlarca Çinli hayatını kaybediyor. Burada akla gelen soru, bu filmin sırf hayal ürünü mü yoksa Amerikalıların o günlerde 1.4 milyar nüfusu olan Çin’le baş edebilecekleri bir silah yapmayı mı düşündükleri sorusudur.

Birçok uzmana göre Amerika’da bu zihniyet var olan bir zihniyettir ve bu yüzden bu film de bu zihniyetin ürünüdür ve Amerika’nın eliyle bu ölümcül virüsün üretilmesiyle sonuçlanmıştır. Özellikle şimdi Donald Trump gibi biri Amerika’da iktidarın başındadır ve hedeflerine ulaşmak ve Çin ekonomisini Amerika’nın en büyük ticari rakibi olarak çökertmek için hiç bir illegal ve insanlık dışı uygulamadan da çekinmeyen biridir.

Yeni tip korona virüsün özel olarak laboratuvarlarda üretildiğini gösteren işaretlerden biri, virüsün ortaya çıktığı tarihtir. Bu virüs Çin’de tam da yeni yıl tatili sırasında ve yüz milyonlarca Çin vatandaşı bu ülkede ve başka ülkelerde yeni tatilini geçirirken ve başka milletlerin insanları ile yakın temas halindeyken ortaya çıktı ve böylece salgın hale gelme ihtimali arttırıldı. Nitekim şimdi Dünya Sağlık Örgütü DSÖ Covid-19 virüsü salgınını pandemi ilan etti.

Korona virüs salgını Çin’in Wuhan kentinde başladığı günden ve bu ülkenin diğer eyaletlerine ve daha sonra da başka ülkelere bulaşmasının ardından Çin’de bu virüsün salgın hale gelmesinde Amerika’nın müdahale ihtimali medya organlarında gündeme gelmeye başladı. Medya, Amerika yönetimi Çin’in iktisadi büyüme hızını kesmek için son yıllarda başvurduğu ticari savaş gibi yöntemlerin yanı sıra şimdi de bu ülkeye biyolojik saldırı düzenlemek ve korona virüs salgınını başlatmakla Çin ekonomisinin büyümesi önünde ciddi bir engel oluşturmak istediğini belirtti. Bu düşünce, özellikle ABD ticaret Bakanı Ras’ın büyük bir sevinçle Çin’in korona virüs salgını ile uğraşmasından söz etmesinden sonra daha da kuvvet kazandı. Bu gelişmeleri takip eden Çin yönetimi resmen Amerika devletini yeni tip korona virüsle Çin’e karşı biyolojik savaş başlatma ihtimali ile suçladı.

Bu çerçevede Çin yönetimi 12 Mart 2020’de Amerika yönetiminden Amerika’da yeni tip korona virüsün Covid-19 hastalığına yol açma mazisine ve virüsün Çin’e ABD ordusu tarafından intikal ettirilmesi konusuna açıklık getirmesini istedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü twitter hesabında şöyle sordu:

Amerika’da sıfır hasta (ilk vaka) ne zaman tespit edildi? Kaç kişi bu hastalığa yakalandı? Hastanelerin adı neydi? Kim bilir, belki de bu epidemik hastalığı ABD ordusu Wuhan’a taşıdı. Şeffaf olun, bilgilerinizi ilan edin. Amerika bize bir izahat borçludur.

Çinli diplomat ABD ordusunun hali hazırda korona virüsün çıkış noktası olarak bilinen Wuhan kentine nasıl intikal ettirdiği konusunda açıklama yapmadı, ama yine de son günlerde Çinli yetkililer bu kentin korona virüsün çıkış noktası olduğu konusunda ciddi kuşkuları olduğunu dile getiriyor.

Öte yandan Çinli yetkililerin Amerika’nın korona virüsün Çin’e intikal ettirilmesinde eli bulunduğu yönündeki ifşaatına paralel olarak bazı Amerikalı yetkililer de dolaylı bir şekilde bu meseleyi doğrulamaya başladılar. ABD temsilciler meclisinin oturumunda Washington’un korona virüse karşı nasıl tepki verdiği konusunda ABD kontrol ve önleme merkezi Başkanı David Redfild’den acaba grip hastalığından ölümlerin Covid-19’dan kaynaklanıp kaynaklanmadığı soruldu. Temsilcilerden Harley Ruda şöyle sordu: Galiba bazı Amerikalı vatandaşlar grip yüzünden ölüyor. Acaba bu ölümler yeni tip korona virüs yüzünden olabilir mi? Redfild şöyle cevap verdi: Gerçekte bu merkez grip hastaları arasında yeni tip korona virüse yakalananları da tespit etmiştir.

Aslında Redfild’in bu cevabı Amerika devletinin yeni tip korona virüsü türettiği konusunda kuşkuları daha da arttırdı. Bu cevap bir nevi bazı uzmanların yeni tip korona virüsün çıkış noktası ABD olduğu yönündeki kanaatini onaylar niteliğindeydi. Amerikalı üst düzey sağlık yetkilisinin Amerika’da bundan önce korona virüsten ölüm vakaları grip olarak telakki edildiğini itiraf etmesi, virüsün çıkış noktası aslında Amerika olduğu yönündeki kanaati güçlendiriyordu.

Amerika yönetimi bu konuda savunma pozisyonuna girerek psikolojik bir savaş çerçevesinde bu yöndeki her türlü suçlamayı reddetmeye ve Çin’i korona virüs salgınından sorumlu tutmaya çalışıyor.

ABD milli güvenlik danışmanı Robert O Brian 11 Mart 2020’de Çin yönetimi en iyi uygulama yerine Wuhan’da korona virüs salgınını gizlediğini iddia etti. Oysa Dünya Sağlık Örgütü uzmanı Bruce Ailvard Çin’e yaptığı ziyaretin ardından Peki yönetimini korona virüsle topyekun mücadelesi yüzünden takdir etti ve başka ülkelerden de Çin’in yöntemini örnek almalarını istedi.

Bu arada Çin yönetimi, ABD milli güvenlik danışmanı gibi Amerikalı yetkililerin Çin’i korona virüs salgınından sorumlu tutmalarını ahlaksızlık ve sorumsuzluk niteledi. Bundan önce de Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun korona virüsten Wuhan virüsü şeklinde söz etmesini eleştirdi ve bu sözleri Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiyeleri ile çeliştiğini belirtti. Pompeo’nun bu açıklamasına gösterilen tepki üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı Çin’in Washington büyükelçisini Çinli yetkililerin korona virüsün ABD ordusu tarafından Çin’e intikal ettirildiği yönündeki açıklamalarına itiraz etmek üzere Dışişleri’ne çağırdı.

Yine bir başka gelişmede ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo 16 Mart 2020’de Çinli mevkidaşı ile telefon görüşmesinde Pekin’in Washington’a korona virüsle ilgili yönelttiği suçlamalara itiraz ederek bu konuda tuhaf spekülasyonları yaymaktan kaçınmalarını istedi. Buna karşın Pompeo Çin yönetiminin Amerika’dan sorduğu sorulara cevap vermedi.

Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Morgan Ortagus yaptığı açıklamada sadece Pompeo’nun Amerika’nın korona virüsle ilgili suçlamalara itiraz ettiğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump da 16 Mart 2020’de twitter hesabında şu açıklamayı yaptı:

Amerika Çinli virüsten etkilenen havayolları firmaları ve diğer sanayi sektörlerine güçlü bir şekilde destek verecektir. Biz geçmişe nazaran daha da güçleneceğiz.

Amerika Başkanı burada kasıtlı olarak korona virüs yerine Çinli virüs tabirini kullanarak Çin yönetimini ve korona virüs salgının ABD ekonomisinin zayıflamasında sorumlu tutmaya çalıştı. Çin Dışişleri Bakanlığı ise Trump’ın sözlerine tepki göstererek itiraz etti.

Donald Trump başkanlığı döneminde Çin’le başta ekonomi olmak üzere çeşitli alanlarda mücadele eğilimini şiddetlendiren Amerika devleti hali hazırda sadece Pekin yönetimi tarafından değil, aynı zamanda uzmanlar tarafından da Çin’de korona virüsü bulaştırmakla suçlanıyor. Washington’un Pekin’e yönelik tüm iddialarına rağmen eğer  Amerika gerçekten Wuhan’a korona virüsü bulaştırmayı başarmışsa, bu durum Çin’e karşı biyolojik savaş başlatma anlamına gelir ve dünya için çok tehlikeli sonuçlara yol açacağı da kesindir.

Rus şarkiyatçı ve düşünür Yuri Taverofski bu konuda şöyle diyor:

Bu konu hiç tahmin bile edilemeyecek sonuçları olabilir. Bu suçlamalar Çin ile Amerika arasında soğuk savaş başlaması bağlamında yeni bir cephe açabilir.

Rus askeri uzman ve BM biyolojik silahlar komisyonu eski üyesi İgor Nikolin de korona virüsün bir laboratuvar ürünü olma ihtimali çok yüksek olduğunu belirtiyor. Nikolin şöyle diyor:

Korona virüsün özellikleri bu varsayımı ve ABD ordusu bu virüsü Wuhan kentine getirme ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Nikolin buna karşın virüsün nerede üretildiğini belirlemek çok zor olduğunu, fakat insan eliyle üretildiği kesin olduğunu belirterek şöyle ekliyor: yeni tip korona virüs yılan korona virüsü, yarasa korona virüsü, HIV bileşenleri ve gliko protein karışımı bir şeydir. Böyle bir karışım doğa ürünü olamaz.

Rusya dış ilişkiler konseyi uzmanı Yuri Babilov da şöyle diyor:

Yeni tip korona virüsü kasıtlı olarak Çin’in Wuhan kentinde Amerikalılar tarafından üretildi.

Hatta İsrailli yetkililer bile korona virüsün mahiyeti hakkında kuşku duyuyor. Siyonist rejim parlamentosu üyelerinde biri, korona virüs hayvandan insana intikal eden bir hastalık olmadığını, bu virüs laboratuvarlarda üretilen biyolojik bir silah olduğunu belirtiyor.

Amerika devletinin biyolojik silah yapımı ve deneyi konusunda ve hatta bu silahları kendi halkına ve başka ülkelerin insanlarına karşı kullanmasıyla ilgili kara karnesi yüzünden şimdi de yeni tip korona virüsle ilgili tüm parmaklar bu devleti gösteriyor.

Rusya milli güvenlik konseyi sekreteri Nikolay Patroşev, Pentagon dünya genelinde biyolojik laboratuvarlar inşa etmekte olduğunu belirtiyor. Rusya savunma bakanlığı da 6 Mart’ta Pentagon Gürcistan’da, Rusya sınırlarına yakın bölgelerde biyolojik silah laboratuvarları açtığını, bu durum Moskova ve Pekin’e yönelik ciddi tehdit sayıldığını açıkladı.

Rusya savunma bakanlığında uzman bir ekibin araştırmaları, bu laboratuvarlarda insanları öldürmek üzere çeşitli virüslerin üzerinde araştırma yapıldığını gösteriyor. Bu durum Amerika devleti biyolojik silahların üzerindeki çalışmalarını durdurmadığını ve bu yüzden yeni tip korona virüs hakkında da kendini aklayamayacağını gösteriyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı