DÜNYASuriye

ABD: ‘Düşen Uçak Hakkında Her şeyi biliyoruz, ama açıklamayacağız

Hürriyet gazetesinden Tolga Tanış’a konuşan bir Amerikan dışişleri yetkilisi Suriye ile Türkiye arasındaki uçak krizine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Müttefik ülke olarak Türkiye’nin pozisyonuyla çelişmek istemediklerini belirten yetkili, Wall Street Journal’a Pentagon’dan sızdırılan bilginin neden sızdırıldığını anlamadığını söyledi.

“Elbette bu olayın detaylarının neler olduğunu Amerikan Yönetimi’nde görev alan ve bilmesi gereken kişiler biliyor” diyen yetkili, şu anda bu tür detayları önemsemediklerini belirtti. Önemli olanın uçağı düşürülmüş olması olduğunu belirten yetkili, Türkiye’nin olaya farklı ve gerçekliği olmayan boyutlar katarak sorunu karmaşıklaştırdığını ima ettiği sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uçak uluslararası sularda mı, Suriye karasularında mı vuruldu? Füzeyle mi vuruldu, uçaksavar ateşiyle mi ne fark eder. Sonuçta bizim için müttefiğimizin bir uçağının vurulmuş olması önemli. Türkiye, bu konuda ne kadar çok yüksek sesle konuşursa o kadar inandırıcı olacağını düşündü. Sanırım o yüzden Başbakan’a açıklama yaptırdılar. Bu tıpkı İngilizce bilmeyen birine bağırarak konuşan Amerikalıların durumuna benziyor. Ancak biz, bu tartışılan konularda hiçbir detayı açıklamayacağız.”

Amerikan Dışişleri yetkili, açıklamalarının devamında, Türkiye ile %90 aynı düşünüyoruz derken, %10’luk farklılığın nedenini ise, Türkiye’nin Suriye’de daha müdahaleci bir tavır içinde olması olarak gösterdi. NATO’daki diğer ülkeler gibi ABD’nin de müdahale konusunda tereddütleri olduğunu belirten yetkili, “NATO’da da üyeler Suriye’de askeri bir müdahale yaşanmasını istemiyorlar. NATO Genel Sekreteri’nin açıklamalarında da bunu görebilirsiniz. Sadece ABD değil, başka NATO üyelerinin de bu konuda çok açık bir politika izlediklerini söyleyebilirim. Teker teker ülke ismi vermek istemiyorum. Ama müdahale konusunda çekincesi olanın sadece ABD olmadığını bilmelisiniz” dedi.

Davutoğlu ile ilgili değerlendirmelere de yer verilen sohbette, Amerikalı yetkili Davutoğlu ile Hilary Clinton arasında yakın ilişki bulunduğunu ve her konuda görüştüklerini ifade etti. Davutoğlu hakkında Vaşington’un değerlendirmesinin değişmediğini, ancak olumlu yanları ile birlikte olumsuz yanlarının da dikkat çektiğini ifade eden yetkili, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Davutoğlu için bir bilanço yaparsak, bir tarafta olumlu taraflar var, diğer tarafta olumsuz taraflar. Kürecik’e konuşlandırılan radar ve Suriye, bilançonun olumlu tarafındakiler. Olumsuz tarafında ise Mavi Marmara Olayı ve Kıbrıs’ın başkanlığı sırasında Türkiye’nin AB’nin dönem başkanlığı ile ilişkileri dondurma kararı var. Türkiye’nin Kıbrıs konusunda bu aşamaya nereden geldiğini anlıyoruz. Ancak bu karar bize saçma geliyor.”

Dışişleri yetkilisi, başbakan Erdoğan ile Obama arasındaki telefon görüşmelerinin kesilmesi ile ilgili olarak ise, “Bu tamamen Beyaz Saray’ın kendi içinde yaptığı değerlendirmelerin sonucu” dedi. Geçen yıl tam 13 kez telefon görüşmesi gerçekleştiren Erdoğan ve Obama’nın, 13 Ocak 2012’den bu yana telefon görüşmesi yapmadıklarını teyit eden yetkili, görüşmelerin kesilmesinde Türkiye’nin Suriye’ye yönelik bir müdahale konusunda ısrarcı olmasının en büyük neden olduğunu söyledi:

“Bizim Suriye’de bir müdahaleyi desteklemediğimiz çok açık. Ama sebep doğrudan bu diyemeyiz. Unutmayın bu sene Amerika’da seçim yılı. Ve seçimlerde konu dış politika olunca, Amerikan seçmeni için tek önemli mesele İsrail’in güvenliği olur. İlişkilerin seyrinde bana kalırsa bunu dikkate almak gerekir.”

Dışişleri yetkilisinin sözlerinin sonundaki İsrail’in güvenliği ve ABD başkanlık seçimleri vurgusu ise, konunun bir başka boyutunu öne çıkarıyor. Başkanlık seçimleri öncesinde Suriye konusunda bekleyişe geçen ABD, ayrıca İsrail ile ilişkileri hayli gerilmiş olan Türkiye’ye mesafe koymaya ve İsrail’in Türkiye konusundaki kaygılarını dindirmeye çalıştığı görülüyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı