DÜNYAORTADOĞUSon Dakika

Amerikan Düşünce Merkezi İnter Press: Nükleer Anlaşma Hiçbir Şeyi Değiştirmedi,Fars Körfezinde Amerika Güçleri İçin Tehlike Hala Devam Ediyor

14 Temmuz 2014’te 5+1 ülkeleri ile İran arasında imzalanan nükleer anlaşmanın ardından, Batı medyası nükleer anlaşma adımını, İran’ın Amerika gibi bazı ülkelere yönelişi ve yumuşamasının nedeni olarak gösterdiler. Bu açıklamalar, İran İslam Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri tarafından 10 Amerikalı askerin İran sularını ihlal ettikleri gerekçesiyle tutuklanmasını ardından yapıldı.

14 Temmuz 2014’te 5+1 ülkeleri ile İran arasında imzalanan nükleer anlaşmanın ardından, Batı medyası nükleer anlaşma adımını, İran’ın Amerika gibi bazı ülkelere yönelişi ve yumuşamasının nedeni olarak gösterdiler. Bu açıklamalar, İran İslam Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri tarafından 10 Amerikalı askerin İran sularını ihlal ettikleri gerekçesiyle tutuklanmasını ardından yapıldı.

Konuyla ilgili olarak Amerikan Düşünce Merkezi İnter Press tarafından dün 5 maddelik bir analiz yayımlandı ve bu analize göre Amerika’nın Fars Körfezi sularında bulunması konusunda daha fazla bilgi elde edilmektedir.

Bu kurumun araştırmacılarından olan Matthew Mc Innis yaptığı analizde bu 5 nedeni şu şekilde açıkladı:

** Devrim Muhafızları herkese nükleer anlaşmanın hiçbir şeyi değiştirmediğini göstermek istiyor; İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamenei ve Devrim Muhafızları, nükleer anlaşmanın uygulamaya konduğu Ocak ayından bu yana sürekli olarak Amerika’nın güvenilir olmadığını ve bu nedenle İran’ın bu konuda kendisinden taviz vermediğini belirttiler. İran daha önce de Fars Körfezi’nde bulunması nedeniyle Fars Körfezi sularını koruduğunu ilan etmişti.

** İran Deniz Kuvvetleri silah ve tanıma sistemi alanında büyük bir adım atmıştır: Amerikan Hava Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri için İran sahilleri yakınlarında istihbaratı artırmak amacıyla İran Askeri Birlikleri uzun vadeli bir stratejiye sahiptirler ve bu “erişimle mücadele” veya ” ele geçirilmeyi önleme”  yönelimi sayılmaktadır. Elbette şunu bilmemiz gerekir; bu yöneliş Çin ve Rusya’nın son yıllarda peşinde olduğu şeydir. Bu anlamda, orduya ait deniz kuvvetleri bu çabanın en önemli adımında yer almaktadır öyle ki bu yolda onların dikkatiyle füze alanında daha çok ilerleme kaydedilmiştir.  Bu yolda İran’ın ufuk radarı ve İHA tespit sistemindeki uzun menzil ve yer tespiti araçlarını göz ardı etmemek gerekir.

** İran’daki askeri güçler doktrinlerini değiştirdiler: Öyle ki A2AD yönelişi, İran İslam Cumhuriyeti’nin doktrinlerinde ve stratejilerinde olduğu gibi daha çok savunma amaçlıdır ve öyle anlaşılıyor ki İran artık daha zor dokrinlere doğru yönelecektir ve bu ülkenin askeri stratejisinin değiştiğinin göstergesidir. Amerikan gemilerinin Fars Körfezinde, Devrim Muhafızları tarafından alıkonulması da bu doktrinlerin değişmesinden kaynaklanmaktadır. Buna göre, İran’ın Amerika’nın tehdit içeren davranışlarına cevap şeklini tahmin etmek daha da zorlaşmıştır.

** Ordunun destekçileri ve yardımcıları daha çok güç elde etmiştir: Lübnan Hizbullahı’nın 2006 yılındaki savaşta C-802 Kruz füzelerini İsrail Deniz Kuvvetlerine fırlatmasından bu yana Amerika ve müttefikleri Devrim Muhafızları gemisine karşı, yardımcılarına destek gönderme konusunda tedirgin olmuşlardır. Buna rağmen Amerika’nın bu aşanda yasaklama çalışmaları, İsrail gemilerinin bölgedeki hareketi riskle birleşmiştir.

**Ordu telefonlara cevap vermek istemiyor: 14 Eylül’de Amiral Fedevi Amerika’nın son 3-4 yıldır Washington’un emrindeki güçler için güvenli hat oluşturma isteğinin İranlı yetkililerce reddedildiğini açıkladı. Bu nedenle iki ülkenin Dışişleri Bakanları, John Kerry ile Muhammed Cevad Zarif arasında doğrudan bağlantı kurabilmesi için şuan birkaç saatlik zamana ihtiyaç vardır.

Analizin sonunda ise şu ifadelere yer verildi: Öyle ki mevcut ilerlemelerin devam etmesine rağmen, Amerika ve müttefikleri uzun süredir İran’ın Kruz füzelerindeki ilerlemelerini dikkate almaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı