HABERLERİNSAN HAKLARIKÜLTÜR & SANATMEDYA ANALİZSuriye

Arap Liginin Kararı Yasa Dışıdır

Büyükelçi Yusuf Ahmet, Arap liginin yaşama ve devamlılık kabiliyetini yitirmiş başkalaşım geçiren bir varlığa tamamıyla egemen meşru bir devletin yerini vermesinin her Arap ülkesindeki muhalefete yeni versiyonuyla İstanbul Konseyine tanınan imkânları talep etme hakkı verdiğini söyledi.

Ahmet, dün gece el-Meyadin televizyonuna verdiği mülakatta, bu adımla Suriye’yi toplantılarından uzaklaştırarak kendilerinden istenen planı kolaylıkla uygulamayı hedeflediklerini, Arap Liginin çözümün değil krizin bir tarafı haline geldiğini belirtti.

Suriye’nin toplantılarına katılmaması itibariyle Arap Liginin hiçbir kararına bağlı olmadığını dolayısıyla kararının geçersiz olduğunu ve yasal hiçbir etkisi bulunmadığını ifade ederek ligin bir süre önce Suriye’deki silahlı terör gruplarını silahlandırma kararının tehlike teşkil ettiği gibi misakı ve iç tüzüğüne aykırı olduğunu ekledi.

Büyükelçi Ahmet, Suriyeli heyetlerin Arap Liginin toplantılarını katılımının askıya alınmasının, Suriye’yi toplantılardan uzak tutarak ABD, batılı ülkeler ve İsrail’in kararıyla Filistin davasının tasfiye edilmesini hedeflediğine dikkat çekerek Arap Liginin Suriye krizini misakı, iç tüzüğü, ortak Arap çalışma ilkeleri ve Arap ulusal güvenliğine aykırı şekilde ele aldığının altını çizdi.

Arap ligine dört unsurun hâkim olduğuna değinen Büyükelçi, “Amerika ve batının çıkarlarını koruyan siyasi gündemi dayatmak amacıyla ligin kararları Suudi Arabistan ve Katar başta olmak üzere körfez ülkelerince yönlendirildi. Arap Ligi Genel Sekreterliği, işbirlikçi ve bağımlı bir tutum takınarak Arap ligini ve toplantılarını Körfez İşbirliği Konseyinin dayattığı şekilde yönetmiştir” dedi.

Büyükelçi Ahmet, bir çok Arap ülkesinin yaşadığı siyasi ve ekonomik kriz nedeniyle tehdide maruz kalması yada Körfez İşbirliği Konseyinin kararlarıyla uyumlu hareket etmesi nedeniyle sessiz kaldığını veya olumsu z tutumlar sergilediğini söyleyerek Körfez ülkelerinin hakimiyetini reddeden bazı Arap ülkelerinin ise bu kararları düşürme gücü bulunmadığını kaydetti.

Ahmet, Lübnan, Irak ve Cezayir gibi ülkelerin misaka aykırı ve yasadışı kararlara karşı çekimser bir tutum takınma cesaretini hala bulabildiğine dikkat çekerek Katar ve Suudi Arabistan planının ABD ve İsrail ajandalarını hayata geçirme doğrultusunda bölgede fitne yaratmayı hedeflediğini bildirdi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı