DÜNYAHABERLER

Bahreyn’de Halkın Yönetim karşıtı Eylemleri Devam Ediyor.

Bahreyn halkı ed-Deraz bölgesinde Şeyh İsa Kasım’ın evi önündeki oturma eylemini sürdürerek bir kez daha, Şeyh İsa Kasım hakkında verilmiş kararın iptalini, tutuklu din alimlerinin serbest bırakılmasının ve yönetim tarafından halkın taleplerinin göz önüne alınmasını istediler.

Eylemciler taleplerinin tahakkukuna kadar kendi eylemlerini sürdüreceklerini bildirdiler.

Öte yandan Bahreynli dinr alimleri de ortak bir açıklama yaparak Bahreyn alimler konseyi başkanı Mecid el-Meşal de dahil bu ülke din alimlerinden bazıları hakkında mahkemece verilmiş kararların insan haklarının ihlali olduğunu ve bu kararların tamamen iptaline kadar kendi eylemlerini sürdürmede kararlı olduklarını bildirdiler.

Bahreyn yönetimi son dönemde, ülkenin tanınmış din alimi Şeyh İsa Kasım’ın vatandaşlık hakkını iptal etmesinin yanı sıra bu ülke müslümanları aleyhinde baskılarını daha da artırarak özellikle Şii müslümanların cuma namazı merasimlerini iptal etmekte.

Bahreynli Şiilere özellikle de halk nezdinde önemli bir konuma sahip olan din alimlerine yönelik Bahreyn rejimi mahkemelerinin ardı ardına insanlık dışı kararlar alması ülkede halkı muhalefetinin daha da artmasına ve hatta Şeyh İsa Kasım’ın zorla mahkemeye çıkarılmasına engel olmak amacıyla 24 saat süreyle sürekli olarak onun evi çevresinde oturma eylemi düzenlemesine ve nöbet tutmasına sebep olmuştur.

Behreyn halkı bir yandan kendi eylemleri ile hükümeti kendi insanlık dışı girişim ve kararlarından vazgeçirmeye çalışırken diğer yandan uluslararası kurum ve kuruluşlara çağrıda bulunarak Bahreyn’de yaşanan insan hakları ihlalleri karşısında daha fazla sessiz ve kayıtsız kalmamalarını ve bu zulme dur demelerini istemektedir. Bu doğrultuda başta başkent Maname olmak üzere ülkenin muhtelif şehir ve bölgelerinde her gün kendi eylemlerini muhtelif yollarla sürdürüyorlar.

Şubat 2011 yılından beri Bahreyn yönetimi ve Suudi rejiminin ortaklaşa icra ettikleri tüm zulüm ve baskılara rağmen devam eden Bahreyn halkının direnişi, halkın kendi karar ve taleplerinde ne kadar ciddi olduklarını gösterirken aynı zamanda Alı Halife ve Alı Suud rejimlerini bu ülkede çıkmaza sokmuş bulunmaktadır. Bunun için de halk karşı uygulamalarını daha da genişleterek, hatta namazların yasaklanması, camilerin kapatılması gibi alanlarda da yasak getirmiş ve halkı kendi davasından vazgeçirmeye çalışmaktalar.

2011 yılında Bahreyn yönetiminin zulmüne dur demek amacıyla kıyam başlatan Bahreyn halkı ülkede siyasi reformlara gidilmesini, özgürlüklerin verilmesini, adalet ve demokrasinin icra edilmesini, ayrımın kaldırılmasını ve halkın seçeceği bir iktidarın ülkeyi idare etmesini talep etmekteler. Ancak halkın bu en meşru talebi yönetim tarafından kaba kuvvet kullanılarak sindirilmeye çalışılmaktadır.

Ancak halkın kıyam ve direnişin devam etmesi, bu mücadeledeki azim ve iradelerinin sergilenmesi Alı Halife yönetimi ve bu yönetimin arkasındaki güç Alı Suud rejiminin gerçek iç yüzünün daha da açığa çıkmasına sebep olmuştur. Şimdi ise bu itirazların boyutu BM Teşkilatına kadar uzamış ve artık BM gibi bazı uluslararası kuruluşlar da Bahreyn yönetiminin diktatörlük ve insan hakları ihlalleri karşısında daha fazla sessiz kalamamaktalar. Nitekim Şeyh İsa Kasım’ın vatandaşlıktan atılması BM tarafından da defalarca kınanarak, yönetimden halka özgür itiraz hakkını resmiyete tanımasını, her türlü şiddet ve zorbalıktan kaçınmasını ve insan haklarıyla ilgili uluslararası kanun ve kurallara riayet göstermesini istemiştir.

Ancak ne var ki kendini artık yolun sonunda gören despot Bahreyn yönetimi, Alı Suud diktatörlerinin de gazına gelerek halkı sindirme girişimlerini şiddetle sürdürmekte ve her geçen gün kendi zulüm ve cinayet dosyasının biraz daha kabartmaktadır.

Bahreyn yönetimi halk aleyhindeki zulüm ve cinayette hiç bir sınır tanımadığını göstermiştir. Bu zulüm ve baskıların devamında son aylarda siyasi tutuklamalarda, işkence ve vatandaşlıktan atılmalarda büyük artışlar gerçekleşmiş, buna karşılık halkın direniş azmi de bir o kadar güç kazanmıştır.

Bahreyn yönetimi bu baskıcı, despot girişimiyle  ülkeyi bir harabeye çevirmiş, insan haklarının çiğnenmesine dair bir örnek konumuna gelmesine sebep olmuştur.

Böyle bir ortamda Bahreyn halkı kendi kıyam ve eylemlerini sürdürerek kendi taleplerini tahakkuk ettirmede haklı olduklarını ortaya koymuştur. Bahreyn halkının kıyamının devam etmesi ise Alı Halife yönetiminin meşruluğunu daha fazla sorgulamaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı