Son DakikaSuriye

Bazı Hükümetler Suriye Halkına Yaptıklarından Pişman Olacak

 Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşşar Caferi, Suriye hükümetinin vatandaşlarının temel ihtiyaçlarını tüm çabasıyla karşılamaya çalıştığını, göç ettirilen ailelere barınak temin ettiğini belirtti.

Caferi, herkese cesur adımlar atarak hatasını itiraf etme ve sınırları aşıp Suriye’yi vuran ve terörle mücadeleye ilişkin uluslar arası tüm anlaşmaları çiğneyen terörle mücadele etme çağrısı yaptı.

BM Daimi temsilcisi, güvenlik konseyinin Suriye’deki insani durumların tartışılmasına ayrılan “Ortadoğu’daki Durumlar” başlıklı bent altında düzenlenen oturumunda yaptığı konuşmada Suriye’nin maruz kaldığı siyasi, medya ve ekonomik baskılara rağmen hala halkına karşı duyduğu sorumluluk ve görev gereğince temel insani ihtiyaçları karşılama yönünde büyük çaba harcadığını bildirdi.

Terör Grupları Yaşam Araçlarını Yok Etmek Amacıyla Komşu Ülkelerin Sınırlarından Giriyor

Suriye’nin maruz kaldığı baskıların arasında uluslar arası örgüte üye bazı ülkelerin Suriye halkına dayattığı tek taraflı cebri ekonomik yaptırımların geldiğine işaret etti.

Caferi, Suriye ekonomisinin maruz kaldığı baskılar, para biriminin manipüle edilmesi ve buna ek olarak yıkmak, terör ve şiddeti yaymak, vatandaşların alt yapı, tarım ürünleri ve insani yardım gibi yaşam araçlarını yok etmek amacıyla komşu ülkelerin sınırlarında giren terör gruplarının desteklenmesine dikkat çekti.

BM Temsilcisi, Suriye hükümetinin 5. Revize İnsani Müdahale Planının belirlendiği müzakerelere aktif şekilde katıldığına değinen Caferi, “planın hedefleri ve projelerinin önemli kamu sektörlerinin rehabilitasyonu ve terör gruplarının sistematik şekilde hedef aldığı alt yapının yeniden kurulması amacıyla Suriye hükümetinin çabalarını kapsayacak şekilde genişletilmesini memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi.

Hükümetin 17 Haziran 2013 tarihinde göç ettirilen vatandaşlar için 830 geçici barınma merkezi açtığına değinen Caferi, b u merkezlerin okul, sosyal koruma merkezleri, kamu bina ve tesislerini kapsadığını, tüm Suriye kentlerinde 918 bin ailenin göç ettirildiğini belirtti.

Daimi Temsilci Caferi, vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasını koordine edecek Yardım Yüksek Konseyiyle birlikte özel mülklerdeki hasarı telafi etmek amacıyla yeniden yapılandırmadan sorumlu hükümet komisyonu oluşturulduğuna işaret etti.

Caferi, hükümetin BM insani yardım örgütlerinin çalışmalarını kolaylaştırma doğrultusunda pek çok kolaylıklar sunduğuna dikkat çekti.

Hükümet BM’yle BM Misakı Çerçevesinde İşbirliği Yapıyor

Suriye hükümetinin BM ile işbirliğinin BM misakı, genel kurulun 182-46 sayılı kararı ve müdahale planı kapsamında gelişmeye mahkûm olduğunu ve bu hükümleri tamamıyla yerine getirdiğini ifade ederek aynı zamanda BM Genel Sekreterliği ve üye ülkelerden aynı sorumlulukla hareket etmesini ve özellikle Suriye Cumhuriyetinin egemenliği ve toprak bütünlüğünü saygı göstermesini istediğini söyledi.

Caferi, sivil vatandaşlara gösterilen özenin seçici, takdiri ve siyasi olmaması gerektiğine de dikkat çekti. “Suriye hükümetinin güvenliklerinin sağlanması, insani yardımların ulaştırılması ve terör gruplarının ablukasının kırılmasına büyük önem verdiği Homs’ta mahsur kalan 2500 sivile ilişkin bildiriler yayınlanması terör gruplarının kuşatma altına aldığı yüz binlerce vatandaşı ve bu grupların uygulamalarını kapsamadığı sürece faydasızdır. BM’nin silahlı terör gruplarının Halep kuzey kırsalı ve İdlib’deki yüz binlerce insanı kuşatarak bir yıldır yarattığı acılar ve bu örgüte üye bir kısım ülkelerin verdiği desteğe ilişkin benzer bildiriler yayınladığını görmedik. Bu insanlar Suriye topraklarına Türkiye topraklarından sızan silahlı terör grupları tarafından kuşatılmaktadır” dedi.

Halep’teki Bir Milyon İnsan BM Genel Sekreterliğinin İlgisini Hak Etmiyor mu?

“Halep’teki bir milyondan fazla sivil insan BM genel sekreterliğinin ilgisini hak etmiyor mu? Bu insanlar kökten dinci terör gruplarının teröründen dolayı acılar çekiyor. Bir yıldan fazla bir süredir Nubl ve el-Zehra köylerinde teröristlerin kuşatması altında kalan insanlar az da olsa BM’nin bu kuşatmayı kaldırmak için harekete geçmesini hak etmiyor mu? “ diye sorarak sadece Homs’un belli bir semtinde mahsur kalan 2500 insana ilgi gösterilerek kuzeyde teröristlerin kuşattığı yüz binlerce insanın göz ardı edildiğinin altını çizdi.

Caferi, hükümetin Uluslar arası Kızılhaç Örgütüne eski Homs kentinde mahsur kalan ve terör gruplarının beşeri kalkan olarak kullandığı vatandaşlara Suriye Kızılay’ının işbirliği ile insani yardım konvoyu gönderilmesi ve bu bölgelerden tahliye edilmeleri amacıyla resmi talepte bulunduğunu bildirdi.

BM yetkililerinin insani yardımların uluslar arası sınır aracılığıyla ulaştırılmasına ilişkin tutumlarını gerekçelendirmek için hükümetin yardımların ulaştırılması konusunda kolaylık sağlamadığı yönündeki iddialarına yanıt veren Caferi, Şam’daki BM örgütlerinin istatistiklerinin uluslar arası yardımların %60’nın terör gruplarının faaliyet gösterdiği bölgelere, %40’nin ise diğer bölgelere ulaştırıldığını gösterdiğine dikkat çekti.

Caferi, Mülteciler Yüksek Komiserliğinin 23 Mayıs 2013 tarihli raporunun, BM’nin diğer ajansların ortaklığıyla 14 konvoyun ulaşılması zor, İdlib, Halep, Homs ve Deyrezzor gibi sıcak bölgelere insani yardım ulaştırdığını, aynı zamanda Şam ve Deyrezzor kırsalındaki terör mağduru ailelere gıda yardımının yapıldığını ortaya koyduğunu kaydetti.

BM’ye bağlı ajans kaynaklarının, BM’nin bu yılın ilk yarısında on yardım konvoyu gönderdiğini, bir kısmının Türkiye sınırındaki Ezaz, Kerama, Bab el-Hava ve Atma bölgeleri, Homs’un Telbise ve İdlib’in Sermin bölgelerine ulaştırıldığını açıkladığına işaret etti.

Finansman Zayıflığı İnsani Müdahale Planının Uygulanmasına Engel

BM Temsilcisi, finans zayıflığının insani müdahale planının uygulanmasının önündeki temel engeli oluşturduğuna dikkat çekerek BM ajansları ve insani ortaklarının Suriyelilere en büyük yardım çağrısı yapmasının ardından, bugüne kadar temin edilen katkıların müdahale planının uygulanması için belirlenen miktarın sadece %35’ini karşıladığına dikkat çekti.

Caferi, “OCHA’nın raporlarına göre uygun finansmanın uygun zamanda bulunamaması halinde hayat kurtaran yardımların sürdürülebilirliği Eylül ayında tehlikeye düşecek” diye ekledi.

Göç ettirilen Suriyeli vatandaşların ve özellikle komşu ülkelere gidenlerin ev ve işlerine aşamalı olarak döndüğüne işaret eden Caferi, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği raporlarının Irak, Türkiye ve Ürdün’e göç ettirilen vatandaşların kendi istekleriyle döndüklerini belirttiğine işaret etti.

Caferi, 68 bin vatandaşın Suriye’ye döndüğüne değinerek Haziran ayında Ürdün’ün Zateri kampından 9 bin, Türkiye’den 45 bin ve Irak’tan 9 bin Suriyeli vatandaşın ülkelerine geri döndüğünü belirtti.

BM temsilcisi, bazı hükümetlerin ülkelerindeki Suriyeli vatandaşların evlerine dönmelerini engellemek amacıyla kimlik belgelerini ellerinden alması ve göçmenleri ülkelerine gönüllü olarak dönmekten korkutmalarının esef verici olduğunu ifade etti.

Medya Siyaset ve Diplomasi Makinesi Hala Abartılı Rakamlar Veriyor

Caferi, medya, siyaset ve diplomasi makinesinin hala, göçmen, tutuklu ve ölü sayısı konusunda abartılı ve çarpık rakamlar verdiğini belirterek bu rakam ve istatistiklerin profesyonel olmayan kaynaklara dayandığını, bir kısmının Suriye’ye düşmanlık besleyen ülkelere bağlı olduğunu kaydetti.

Söz konusu kaynakların her ölünün ya da göçmenin arka planını araştırmadığını, aynı zamanda Suriye ordusu ve güvenlik güçlerindeki şehit sayısını öğrenme zahmetine katlanmadığını söyledi.

Terör Teröristlere Destek Veren Ülkelere Uzanacak

Bugün terörün yeni bir şekliyle karşı karşıyla olduğumuzu ifade eden Caferi, bazılarının “Cihat”, bazılarının silahlı mücadele bazılarının da “Cinsel Cihat” olarak adlandırdığı tarif edilmiş açık bir terör yaşandığına dikkat çekti.

Caferi, bu terörün sınırları aşıp geldiğini, gündüz gözüyle ve uluslar arası örgüte üye ülkelerin hükümetlerinin bilgisi dâhilinde uygulandığını bildirerek Suriye muhalefeti kaynaklarının Kaideye bağlı Nusra Cephesinin Ramazan ayının sonunda Suriye’nin kuzeyinde Suriye İslam Devletini ilan etmeye hazırlandığını açıkladıklarına dikkat çekti.

BM temsilcisi, “sınırları aşan bu teröristler Türkiye sınırından sızmaktadır., Suriye’ye düşmanlık besleyen ülkeler kendine cihatçı adını veren tekfirci selefi yönelimleri denetleyip desteklemekte ve sadece Suriyelileri katleden terörü finanse etmektedir” diye konuştu.

Bu terörün teröristleri destekleyen ve koruyan ülkelere uzanacağını, bir kısmına da ulaştığını belirterek üye ülkelerin bu teröre karşı önlem almaması halinde hepimizi yok edeceğini, bazı ülkelerin hükümetlerinin bir gün Suriye halkına ve ekonomisine karşı yaptıklarından dolayı pişman olacağını vurguladı.

“Biz tüm dünya adına, bazılarının Afganistan, Mali, Nijerya, Irak, Lübnan, Mısır, Libya ve Tunus’ta mücadele ettiği tekfirci ve kökten dinci terörle savaşmaktayız. Suriye’nin karşı karşıya olduğu terör budur. Hepinizin mücadele ettiği terörden farklı değil” diyerek silahların Libya’dan resmi konvoylarla üye ülkelerin havalimanına inen uçaklar ve limanlarına demir atan gemiler aracılığıyla Suriye’ye herkesin bilgisi dâhilinde ulaştığını ve birilerinin çıkıp Homs’ta mahsur kalan 2500 sivil vatandaştan ve kurtarılmaları için güvenlik konseyinin müdahale etmesi gerektiğinden söz ettiğine dikkat çekti.

Caferi, “milyonlarca Suriyeli dışarıdan finanse edilen terörden acı çekiyor. Bugün çözümlenmesi gereken gerçek budur” vurgusunu yaptı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı