DÜNYASuriyeTÜRKİYE

Esad Alman ARD Televizyonuna Konuştu: Suriye Onlarca Devletin Desteklediği Teröre Karşı Savaşıyor

Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad Alman ARD Televizyonuna Suriye ve bölgedeki son gelişmelere ışık tutan açıklamalarda bulundu. Esad’ın Alman kanalına verdiği röportajın Suriye haber ajansı SANA’da yayınlanan metnini sizlerle paylaşıyoruz.

İki Taraf Arasında Zor İken, 100’den Fazla Grupla Bu İş Daha Zordur

02Çatışmaları durdurma anlaşmasının hayata geçirilmesi gününün Suriye için tarihi bir gün sayılıp sayılmayacağına ilişkin soruya cevabında el Esad, öyle olmasını umut ettiğini söyledi.

El Esad çatışmaları durdurma ya da kimi medya araçlarında ifade edildiği gibi ateşkes anlaşmasının iki taraf arasında olduğu zaman bile hayata geçirmek ve devamlılığını garantilemenin zor olduğuna işaret ederken; Suriye’de bu anlaşmanın Suriye ordusu ile karşı tarafta bulunan ve sayıları 100’ü aşan silahlı gruplar arasında olduğuna vurgu yaptı. Aynı zamanda bu grupları destekleyen birçok devletin de bulunduğunun altını çizen el Esad; her şeye rağmen Suriye’nin bu anlaşmanın başarılı olmasını umut ettiğini ve bu yönde elinden gelen her gayreti göstereceğini ifade etti. El Esad bu gibi durumlarda umut ve isteğin yeterli olmadığına işaret etti.

Suriye Ordusu Şu Ana Dek İhlallere Karşılık Vermedi

El Esad Suriye’de çatışmaları durdurma anlaşmasının istikrarı için devletin ne yaptığı sorusuna cevabında; teröristlerin ilk saatten beri anlaşmayı birçok kez ihlal ettiklerine dikkat çekti. Suriye ordusunun anlaşmanın istikrarı ve yürürlükte kalmasına fırsat verme amacıyla bu ihlallere karşılık vermediğini belirten el Esad; fakat sonuç itibarıyla teröristlerin bu ihlallerinin bir sınırı olduğunu, ordunun da sabrının karşı tarafa bağlı olduğunu ifade etti.

Yapmaları gereken Tek Şey Silahlarını Bırakmaktır

Silah taşıyanların yeniden sivil hayata dönmeleri ve devlet tarafından kabul edilmeleri için ne yapmaları gerektiği sorusuna cevabında el Esad; sadece ve sadece silahını bırakmaları gerektiğini belirtti.

Sözlerine devam eden el Esad; devlet açısından önemli olanın kanun ve anayasa olduğunu vurgularken, silah taşıyanların silahlarını bırakmakla sivil hayatlarına dönebileceklerini, bunun da şu ana dek binlerce vatandaşta canlı örnek olarak görüldüğüne dikkat çekti. El Esad silahlarını bırakmaları ardından da isteyen her Suriyelinin siyasi sürece katılabileceğini de vurguladı. Daha önce binlerce kişinin silahını bırakıp genel aftan faydalandığına işaret eden el Esad, bunların bir kısmının yeniden Suriye ordusuna katıldıklarını, bir kısmının siyasi sürece girdiklerini, geriye kalanların ise günlük yaşamlarını normal bir şekilde sürdürdüklerini ifade etti.

Biz Uzun Zaman Önce Başladık

04Çatışmaları durdurma anlaşmasının uzun süre almasının nedenine ilişkin soruya cevabında el Esad; aslında anlaşmaya varmanın uzun sürmediğini, asıl zaman alanın teröristleri destekleyen devletlerin bu karara varmaları olduğunu söyledi.

Suriye’nin ilk baştan beri yerel düzeyde bu gibi anlaşmaları başarıyla hayata geçirdiğini belirten el Esad; ulusal uzlaşma çabalarının bu yönde olduğuna dikkat çekti.

Suriye ordusunun operasyonlarında IŞİD veya Nusra Cephesi yada ‘silahlı muhalifleri’ hedef aldıklarının kimler tarafından belirlendiğine ilişkin soruya cevabında el Esad; ‘askeri haritalar’ olarak adlandırılan haritalar ve çatışmaları durdurma anlaşmasının kriterlerinin bu meseleyi belirlediğini ifade etti.

Tüm Silah Taşıyanlar Radikal Değildir, Fakat Radikaller Baskın Kalıyor

‘Silahlı muhalefetin’ neden devlet tarafından kabul edilmediğini ve neden hep ‘teröre karşı savaşıyoruz’ şeklindeki sözlere ilişkin bir soruya cevabında el Esad; Kimin terörist kimin de muhalif olduğunun Suriye’de anayasa ve kanunlar tarafından belirlendiğine dikkat çekti.

Sözlerine devam eden el Esad dünyanın hiçbir ülkesinde silahlı muhalefetin kabul edilmediğini, bir ülkede silah taşıma yetkisinin sadece ve sadece devlet güçlerine ait olduğunun altını çizdi. El Esad devlete, halka, kamu ve özel mülklere karşı silah taşıyan herkesin terörist olduğunun bir kez daha altını çizdi.

Bir diğer nokta ise Suriye’nin silah taşıyan herkesin radikal ya da tekfirci olduğunu öne sürmediğine vurgu yapan el Esad; fakat genel olarak ağırlıkta ve etkili olanların tekfirciler olduğunu ifade etti. El Esad Suriye’de bulunan tekfirci terör örgütlerin genel bir şekilde IŞİD, Nusra Cephesi, Ahrar el Şam İslami Hareketi ve İslam Ordusu olduklarını söyledi.

Yabancı Teröristler Suriyelilerle İç İçeler

Suriye’de birçok devletten teröristin bulunduğu, fakat Suriyeli ‘silahlıların’ farklı tutulup onlarla diyalog kurulması gereğine ilişkin bir soruya cevabında el Esad; bir kez daha birçok bölgede yapılan ulusal uzlaşmalara dikkat çekti.

El Esad fakat genel olarak dünyanın muhtelif bölgelerinden gelen yabancı teröristlerin Suriye’deki silahlılara karışıp iç içe olduklarını belirtti. Bunların ideoloji ve ideallerinde bir olduklarına dikkat çeken el Esad; onlardan olmayanları kabul etmemekle birlikte tümünün sözde İslami bir devlet kurma hayalleri bir olduğunu belirtti.

Geçiş Sürecinde bir Sonraki Adım Nedir?

Suriye’de ‘geçiş sürecinde’ sonraki adımın ne olduğu konusunda bir soruya cevabında el Esad; bu süreç temelinde katılmak isteyen herkesi kapsayacak bir ulusal hükümet teşkil edileceğini ifade etti. El Esad ardından da yeni bir anayasanın hazırlanacağını, sonra da Suriye’nin yeni şeklini belirleyecek parlamento seçimlerinin düzenleneceğini ifade etti.

Mesele Hobi Ya da Arzudan Ziyade Kanundur

‘Halk savaşının’ bulunduğu bir durumda seçimlerin nasıl yapılabileceğine ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye’de iddia edildiği gibi bir halk savaşının olmadığına yeniden dikkat çekti. El Esad Suriye’deki olaylarda halk savaşına ilişkin kriterlerin bulunmadığına dikkat çekerken, halk savaşının dini, etnik ya da benzer etkenlerle olduğunu, Suriye’de ise devlet kontrolündeki bölgelerde muhtelif etniklerden, mezheplerden ve bileşenlerden oluşan insanların birlik beraberlik içinde yaşadıklarına dikkat çekti.

Anayasa Egemenlik, Bağımsızlık ve Birliğin Sembolüdür

Seçimler meselesinde ise el Esad bunun bir hobi, Cumhurbaşkanının vizyonu ya da hükümetin keyfi muamelesi olmadığını ifade etti. Meselenin tamamıyla kanun ve anayasa olduğunu belirten el Esad; Suriye’deki savaşın bir egemenlik ve bağımsızlık savaşı olduğunu ifade etti.

Anayasanın bir ülkenin egemenliği, bağımsızlığı ve birliğinin sembolü olduğuna vurgu yapan el Esad; anayasa ve kanunlara saygının gereğini belirtti. Anayasanın da kağıtlar üzerinde sözlerden ibaret değil de pratik olduğunu ifade eden el Esad; seçimlerin ise hükümetin değil, vatandaşın hakkı olduğunun altını çizdi.

Anayasa Mı Önemli Yüz Binlerce Vatandaşın hayatı Mı?

Anayasanın yüz binlerce insanın hayatından daha mı önemli olduğu sorusuna cevabında el Esad; iki mesele arasında fark bulunmadığını belirtti.

Sözlerine devam eden el Esad; insanların hayatını korumak için anayasayı korumak gerektiğini, anayasa ile de istikrar ve güvenliği sağlamak gerektiğinin altını çizdi.

Görevi Terk Etmeye Hazır Mısınız?

06Birçok devlet ve yetkilinin Suriye’deki krize ‘el Esad ile çözümün bulunmadığı’ yönündeki açıklamaları karşısında kendisinin görevi terk etmeye hazır olup olmadığına ilişkin soruya cevabında el Esad; bunu söyleyen devletler ya da yetkililer için hiçbir zaman görevini terk etmeye hazır olmadığını ifade etti. El Esad bu meselenin söz konusu devletler ya da yetkilileri hiçbir şekilde ilgilendirmediğini, bundan dolayı da hiçbir zaman bu açıklamalara kulak vermediğini ifade etti.

Kendisinin görevde kalıp kalmayacağını ya da kimin göreve geleceği kararının mutlak bir şekilde Suriye halkının kararı olduğunu belirten el Esad; Suriye halkının kendisinin kalmasını istediği sürece kalacağını, gitmesini istediği zaman da bir gün bile görevinde kalmayacağını vurguladı.

El Esad Suriye halkının kendisinden görevden çekilmesini istemesi halinde bunu tereddütsüz yapacağını, çünkü hiçbir sorumlunun halkın desteğini almadan başarılı olmasının mümkün olmadığını ifade etti.

İnsani Yardımları Devlet Değil, Teröristler Engelliyor

Devletin ‘abluka altında’ bulunan bölgelere insani yardımların geçmesine izin vermekte neden bu kadar geç kaldığı soruya cevabında el Esad; Suriye devletinin sadece son zamanlarda değil, krizin başından beri her zaman vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasına özen gösterdiğini belirtti.

08El Esad kriz süresince hiçbir bölgende devlet tarafından insani yardımların engellenmediğini vurguladı. Bir kısım bölgelerin çembere alındığının doğru olduğunu ifade eden el Esad; fakat gıda ve tıbbi yardımlar veya vatandaşların ihtiyaçlarının kesinlikle engellenmediğini söyledi. El Esad bu bölgelere insani yardımların gönderildiğini, fakat terör örgütlerin bu yardımları gasp edip ya kendi teröristlerine dağıttığını ya da fahiş fiyatlarla vatandaşlara sattıklarını belirtti. Bunun da bir dizi canlı örneğinin kanıtlarla muhtelif medya araçlarında yer aldığına dikkat çeken el Esad; devletin insani yardımları kesmek bir yere kalsın, IŞİD’in bulunduğu Rakka ve Deyrezzor gibi illerde memurlarının maaşlarını bile kesmediğini vurguladı.

Bir diğer noktanın ise Suriye ordusu ablukası altında oldukları iddia edilen bölgelerin yıllar boyunca orduya ve civardaki sivil bölgelere karşı saldırılarda bulunduklarına dikkat çeken el Esad; devlet bu bölgelere silahların geçişini engellemiyorsa gıdanın geçişini nasıl engelleyeceği sorusuna vurgu yaptı.

Sözlerine devam eden el Esad Suriye’de tehcir edilenlerin durumu ve insani durumların muhtelif amaçlı olarak politikleştirilip kullanıldığının bir kez daha altını çizerken; sonuç itibarıyla devletin özellikle bu gibi süreçlerde vatandaşlarının desteğine ihtiyacı olduğunu belirtti. El Esad Suriye’nin bu mantıkla hareket ettiğini ve bu mantıkla hareket etmeye devam edip istisnasız tüm vatandaşlarının ihtiyaçlarının karşılanması için gereken her gayreti göstereceğini vurguladı.

Hiçbir Zaman Karşı Çıkmadık

Çatışmaları durdurma anlaşmasının yürürlükte olmasıyla insani yardımları ulaştırmak için uluslar arası örgütlerin tüm bölgelere girişlerine izin verilip verilmeyeceğine ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye’nin hiçbir zaman hiçbir örgüt yada kurumu bu yöndeki çalışmalardan alıkoymadığını belirtti. El Esad tam tersine çalışmalarında kolaylıklar temin ettiğini ifade etti.

Sözlerine devam eden el Esad; fakat insani ya da ne olursa olsun Suriye toprakları üzerinde yapılacak tüm çalışmaların Suriye devletinin onayı altında olması gerektiğinin altını çizdi.

Bir Önceki Seçimlerde de Benzer Bir Rivayet Vardı

Suriyelilerin çoğunun ülkedeki kaos ortamından kaçmaları ardından 13 Nisanda yapılması beklenen parlamento seçimlerinin nasıl olacağına ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriyelilerin büyük çoğunluğunun Suriye’de bulunduklarını belirtti.

Benzer bir rivayetin daha önce yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde öne sürüldüğüne dikkat çeken el Esad; fakat Suriye içinde ve dışında seçimlerde görülen katılımın dünya ülkelerini bile şaşırttığını söyledi.

Suriye Almanya’nın Mültecileri Kabul Etmesini Takdir Ediyor Mu?

01Suriye’nin, Almanya’nın bu denli yüksek sayıda Suriyeli mülteciyi kabul etmesini takdir edip etmediğine ilişkin bir soruya cevabında el Esad; insani açıdan kuşkusuz bunun takdire şayan olduğunu ifade etti.

Sözlerine devam eden el Esad; fakat bu insanların kendi vatanlarında kalmalarına yardımcı olmanın daha insani bir durum olacağını ve daha çok takdire şayan sayılacağını belirtti.

El Esad Suriye’deki krizin çözümü ve Suriyelilerin vatanlarını terk etmemeleri için temel gereksinimin terörle mücadele ve Suriye’nin içişlerine müdahaleye son vermek olduğunu ifade ederken, Almanya’nın bunları yapmakla Almanya ve tüm Avrupa’nın mülteci meselesine daha az külfette çözüm bulacağını ve daha insani davranmış olacaklarının altını çizdi.

Mesele Bağımsızlık Meselesidir

Almanya’nın Suriye’deki olaylarda oynadığı role ilişkin bir soruya cevabında el Esad; Almanya’nın diğer Avrupa devletleri gibi ABD’nin etkisinde olduğunu ifade etti.

El Esad Avrupa ülkelerinin genelinin ABD’nin çizgisinde yürüdüklerine dikkat çekerken, ekonomik açıdan güçlü olan Almanya’nın AB’nin siyasi tutumlarını belirlemesi yerine ABD’nin çizgisinde gitmesini eleştirdi. El Esad meselenin bağımsızlık meselesi olduğunu söyledi.

Batılı Devletler Tüm Bunları Suç Olarak Nitelendirmiyor

07Suriye’de yaşananların sorumluluğunun Suriye ve ordusuna düşmesi konusunda bir soruya cevabında el Esad; bir kısım olayların kuşkusuz suç olduğunu fakat sorumluluğu Suriye ve ordusuna yüklemenin mantıklı olmadığını ifade etti.

El Esad; Batılı devletlerin 2003 yılında Irak’a yönelik açılan ve 1,5 milyondan fazla kurbanın gittiği savaşı savaş suçu olarak nitelendirmediklerini, aynı zamanda Suudi Arabistan’ın Yemen’de bulunduğu vahşetleri de savaş suçu olarak görmediklerini söyledi. Sözlerine devam eden el Esad; Batılı devletlerin yine Suriye’de silahlı terör grupların sivil bölgeleri gelişigüzel füze, top ve havan ateşine tutmalarını, canlı bombalar ve bombalı araçlarla aralarında çocuk ve kadınların bulunduğu sivil vatandaşları gaddarca ve vahşice katletmelerini savaş suçu olarak nitelendirmediklerine dikkat çekti.

Mantıkla Hiçbir İlgisi Yoktur

Kimi tarafların Suriye ordusu ve Rus hava güçlerinin okulları hastaneleri ve sivilleri kasıtlı ve stratejik tutum olarak bombaladıkları yönündeki iddialar konusunda bir soruya cevabında el Esad; akliselim olan hiç kimsenin bunu düşünmesinin bile saçma olduğunu ifade etti.

El Esad Suriye hükümetinin özellikle bu süreç içinde vatandaşlarının desteğine ihtiyacı olduğu, dünya ülkelerinin birçoğunun siyasi ve ekonomik baskılarda bulundukları bu süreçte ordunun ya da müttefiklerinin sivilleri, okulları ya da hastaneleri hedef almalarının mantıkla hiçbir ilişkisi olmadığının altını çizdi.

Suriye Onlarca Devletin Desteklediği Teröre Karşı Savaşıyor

05Rusya ve Hizbullah’In müdahalesinden önce Suriye ordusunun yenilgi aşamasına geldiğini, bu iki tarafın destekleri karşılığında ne talep ettiklerine ilişkin bir soruya cevabında el Esad; Suriye ordusunun yenilgi aşamasına gelmediğine dikkat çekti.

El Esad o süreç içinde Suriye ordusunun bir yerde kaybederken, başka yerlerde ciddi ve stratejik zaferler sağladığına dikkat çekti. Suriye’nin maruz kaldığı savaşın zor bir savaş olduğunun inkar edilemez olduğunu ifade eden el Esad; Suriye’nin iddia edildiği gibi ‘silahlı muhaliflere’ ya da belli bir tarafa karşı değil, dünyada onlarca devletin desteklediği azılı ve çokuluslu bir teröre karşı savaş verdiğinin altını çizdi.

Direk yada dolaylı bir şekilde destek veren müttefikler konusunda ise el Esad; bunların Suriye’de ne cumhurbaşkanına ne de hükümete yardım etmediklerini irdelemiş olduklarını ifade etti. El Esad müttefiklerin, terörün bölgede yayılması halinde yol açacağı faciaları iyi bildiklerini, dolayısıyla aynı zamanda kendilerini de savunduklarını belirtti.

Müttefiklerin kendisinden ya da Suriye’den destekleri karşısında hiçbir şey istemediklerini ifade eden el Esad; bunların Suriye’nin egemenliğine saygı duyduklarını vurguladı.

Tüm Bunlara Rağmen Hala Egemen Bir Devlet Olduğunuzu Düşünüyor Musunuz?

12783515_1063150817062083_8082429813077321787_oSuriye’de yaşananlardan sonra Suriye’nin hala egemen bir devlet olduğunu söylemenin ne kadar doğru olacağına ilişkin soruya cevabında el Esad; egemenliğin oransal olarak değiştiğini, Suriye’nin bu koşullar içinde tam egemen bir devlet olduğunu söylemenin elbette doğru olmayacağını ifade etti.

Krizden önce İsrail’in Golan topraklarını işgal etmiş olmasıyla Suriye’nin egemenliğinde bir eksiklik bulunduğunu ifade eden el Esad; şimdi de ABD ve koalisyonuna tabi uçakların Suriye hava sahasını ihlal etmeleri, dünyanın her yerinden gelen teröristlerin sınırı çarçur kullanmalarının kuşkusuz egemenliği etkilediğini belirtti.

El Esad Suriye devletinin daha az düzeyde olsa bile hizmet veren kurumları bulunduğunu, devletin her şeye rağmen görev ve sorumluluklarını sürdürdüğünü ifade etti.

Sözlerine devam eden el Esad egemenlikte her şeyden önemlisi Suriye halkının yabancı güçlere tabi olmaması olduğunun altını çizdi.

Başka Devletlerde Yaşanan Benzer Durumlarda Neden Bu Olmadı?

Suriye’de krizin Dera’da bir kısım çocukların dubarlara devlet karşıtı sloganlar yazmaları ve güvenlik güçlerinin bu çocukla aşırı güç kullanmaları sonucunda başladığı sorusuna cevabında el Esad; bu hikayenin gerçekle hiçbir ilgisi olmadığını ifade etti. El Esad sözü edilen çocukların hiçbir zaman görülmediklerini, bu hikayenin tamamen dezenformasyon ve provokasyon amaçlı olduğunu söyledi.

Her şeye rağmen hikayenin doğru sayılması haline de değinen el Esad; ABD başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde benzer olayların yaşandığına dikkat çekti. El Esad ABD’de polislerin birçok siyah insanı katlettiklerini ve birçok eleştiri aldıklarına işaret ederken, fakat bu olaylarda kimsenin ABD ve polis güçlerine karşı makineli silah taşıma provokasyonunda bulunmadığına vurgu yaptı.

El Esad sokakta silah taşıyan ve her şeye saldıran, bombalı araçlarla insanları vahşice katledenlere karşı hiçbir devletin sessiz kalması ya da onları çiçeklerle karşımasının kabul edilemez olduğunun altını çizdi.

Suriye’deki Kabusu Sonlandırmak İçin Ne Yapıyorsunuz?

Suriye’deki olayların bölge ve hatta Avrupa devletlerini tehdit etmesiyle Suriye’nin bu kabusu sonlandırmak için ne yaptığına ilişkin soruya cevabında el Esad; Suriye’nin krizin başından beri iki temel eksen üzerine odaklandığını belirtti.

El Esad eksenlerin ilkinin Suriyelilerle açık diyalog ve siyasi süreç, ikinci eksenin ise Suriye’nin güvenlik ve istikrarını sabote eden teröre karşı mücadele olduğunun altını çizdi.

Suriye’de meselenin teröristlerin dışarıdan aldıkları destek olduğunun bir kez daha altını çizen el Esad; dolayısıyla Suriye ve halkına dayatmalarda bulunan devletlerin teröre desteği kesmeleri gerektiğine vurgu yaptı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı