İNSAN HAKLARIMEDYA ANALİZ

Hizbullah, Tekfircilerin Kökünü Kazımak İçin İmam Hamaney’den Emir Bekliyor

Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, Tahran’da düzenlenen uluslararası İslami Uyanış ve Din Adamları toplantısı sonrası bazı açıklamalarda bulundu. Şeyh Naim Kasım’ın yaptığı açıklamaların bazılarını sizler için derledik.

İşte o konuşmanın önemli yerleri:

Şeyh Naim Kasım: – İslam dünyasında bulunan mevcut fitne ve ihtilafın ana sebebi dünya istikbarı Amerika, Siyonizm ve bunlara bağlı olan ülkelerdir. Düşmanların mukavemete darbe vurmak için fırsat kolladığını biliyoruz. Mevcut krizlerin kökeni fırka ve mezhepsel değildir, bilakis siyasidir. Şia – Sünni konuları mukavemet düşmanlarının İslami Direnişi yıkmak için kullandıkları bir bahanedir. Şu anda iki cephe bulunmaktadır. Hak cephesi olan mukavemet cephesi ile batıl cephesi olan istikbar (ABD) ve Siyonizm cephesidir. Batıl cephesinin çatısı altında El Kaide gibi çok sayıda örgüt bulunmaktadır. Ancak terörist gruplar tekfircilerle son bulmamaktadır, bilakis Fars Körfezine kıyısı olan (Arabistan, BAE, Katar…) Arap ülkelerini de kapsamı altına almaktadır.

— Bizler Lübnan’da fırkasal fitneleri ortadan kaldırmak için girişimlerde bulunduk ve bu çalışmalar devam ediyor. Allah’a hamdolsun ki Lübnan Hizbullah hareketi sosyal, siyasi ve medya yoluyla bu fitneleri bir hadde kadar önledi. Hizbullah hareketi ihlas ve Allah’a tevekkül ederek çalışmalarını Lübnan topraklarının dışına çıkarmayı başarmış ve güzel neticeler elde etmiştir.

— Tekfircilerin pozisyonu herkesin malumudur. Hizbullah, açık ve sarih bir şekilde uluslararası arenada çalışmalarını sürdürmektedir. “El Beka” vadisi Lübnan’ın birkaç köy ve kasabasını içine almaktadır ve buralar Suriye topraklarında yer almaktadır. Buralarda Lübnanlı 30 binin üzerinde yurttaşımız yaşamaktadır. Düşmanlar (tekfirci selefiler), vatandaşlarımızı katliam ve tecavüzle tehdit etti. Acaba elimizi elimizin üzerine koyup yurttaşlarımızı savunmamamız düşünülebilir mi? Evet, Hizbullah kendi vatandaşlarını korumak için Suriye’nin bu topraklarında (Lübnanlıların yaşadıkları sınırda) bulunarak tekfirci teröristlerin vatandaşlarımıza yönelik saldırılarını önlemektedir. Ancak Hz. Zeyneb’in (s.a) haremini korumak tüm Müslümanların vazifesidir. Hz. Zeyneb’in (s.a) türbesini koruyan bentlerden birisini de Hizbullah kurdu.

— Her kes bilsin ki Hz. Zeyneb’in (s.a) türbesini savunmak, Şialara özgü bir durum değildir. Ehli sünnet kardeşlerimiz de bu türbeyi korumak için ayağa kalkmıştır. Bizler, cinayet şebekelerini ve onları koruyanları mahkûm ediyoruz. Gerçekte eşit olmayan bir savaşa dönüşen bu cinayetleri kınıyoruz. Bu çatışmalar görüntüde mezhep ve kavim çatışmasını andırmaktadır. Kesinlikle Lübnan Hizbullah Hareketi, İran’ın yanında bu ülke krizinin çözümü için çaba sarf edecektir.

— Söylediğim gibi Hizbullah’ın çalışmaları ülke sınırlarını aşmıştır. Bu ister düşman olsun ister dost herkesin bildiği bir şeydir. Siyonist rejim yetkilileri bilsinler ki medya savaşlarıyla, milyarlarca dolar harcayarak Arap ve gayri Arap bazı televizyon kanallarını satın alarak Hizbullah’ı karalayamaz. Bizler satılmış medya yayın organlarının haber ve analizlerine önem vermiyoruz. Siyonist Rejim yetkilileri bilsinler ki Hizbullah karşıtı ister uluslararası arenada isterse medya yayın organları bazında olsun yenilecektir. Çünkü Hizbullah, insani değerlere bağlıdır, ancak İsrail düşmanlık, kin ve tuğyanla doludur. Hizbullah’ın kendisine ait bir programı vardır. Düşmanlar bilsinler ki bu programa hiçbir zaman hakim olamayacaklardır.

— Tekfirci Vahhabiler, utanç kaynağıdır. Seyyid Hasan Nasrallah, son açıklamasında Hz. Zeyneb’in (s.a) haremini tahrip etme düşüncesini zihninizden çıkarın diye deklere etti ve düşmanlara gerekli uyarıda bulundu. Hizbullah, şu anda tüm tekfirci teröristleri yok etmeye muktedirdir ve bu çirkin mevcudatın kökünü yeryüzünden kazımaya kadirdir. Ancak Hizbullah, rehberi ve lideri olan İmam Seyyid Ali Hamaney’in emrini beklemektedir.

— Irak ve Suriye bölgenin önemli ülkelerinden sayılmaktadır. İstikabara (Amerika ve İsrail) bağlı medya yayın organları her konuda Suriye karşıtı programlar yapmaktadır. Düşmanlar bilsinler ki eğer Suriye parçalanırsa, kriz Irak’a sıçrayacaktır bu da tüm bölgenin etkileneceği anlamına gelir. Şu anda bile Arap Baharı adı altında Irak’ta kaç grup ayaklanmış ve ülkenin güvenliğini tehdit etmektedir. İsrail’in ikinci şubesi olan Katar, açıkça ve aleni olarak Suriye, Irak ve hatta Lübnan karşıtı çalışmalar yapmaktadır.

Hizbullah hareketi, bir cihat hareketidir. Lübnan Hizbullah hareketi, Lübnan’daki batıla karşı hak kıyamlarının tamamını himaye etmektedir. Filistin konusu mukavemetin önemli bir konusudur. Mukavemet devam etmektedir. Şu anda tek faaliyet alanımız Lübnan değildir. İsrail bilsin ki Hizbullah sağlam ve muhkem bir şekilde kalacaktır. Bu hareket şu anda halisane bir şekilde tüm bölgede faaliyetlerini sürdürmektedir ve Arap olsun, batılı olsun Siyonist olsun, istikbar olsun İslam düşmanları bilsinler ki Hizbullah, Hizbullah’tır.

Bu kutsal ve mukaddes direniş, İmam Mehdi’nin (a.f) zuhuruna kadar sürecektir.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. havlamasını bilmeyen köpek selefiler hizbullaha karşı havlamaya çalışıyorla.yok suriye’de hizbullah ile savaşıyorlarmış da yok hizbullah olmasa esad düşecekmiş de ,ulan lavuklar sizin orda mazlum halkla savaştığınızı bilmeyen mi var,silahsız sivilleri katlediyorsunuz ,hizbullah oraya inmedi gerek de yok zaten ,eğer birgün hizbullah karar değiştirir de suriye ye girerse o zaman (kimse kusura Bakmasın) siz ananıza girseniz sizi kimse kurtaramaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı