İNSAN HAKLARIKÜLTÜR & SANAT

İnsanın çöküşünü engelleyen Akl-ı selim

Ayetullah Mezahiri, “İnsanın Çöküşünü Engelleyen Aklıselim” başlıklı ahlak derslerinin devamında önemli nasihatlerde bulundu.

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Rabbim! Göğsümü genişlet. İşimi bana kolaylaştır. Sözümü anlasınlar diye dilimden düğümü çöz.

“İnsanın Çöküşünü Engelleyen Aklıselim” konulu bahsimizin devamında düşünmek, aklıselim ve anlamak konularını açıklamaya çalışacağım.

Aklıselim İnsanın Çöküşünü Engeller

Kurân-ı Kerim açısından fikri olduğu halde tefekkürü olmayan ve aklı olduğu halde aklıselimi olmayan kimse her hayvandan ve mikroptan daha alçaktır. “Gerçekten Allah katında canlıların en kötüsü, anlayıp düşünmeyen sağırlar ve dilsizlerdir.” (Enfal 22).

Eğer düşünmek hakkında bu ayetten başka ayet olmasaydı bu bile insanın aklıselimin onun çöküşüne engel olduğunu bilmesi açısından yeterli olurdu. Esasen insanla hayvan arasındaki fark bu konudan neşet etmektedir. İnsan akıl ve fikir sahibidir. Oysaki hayvanda akıl, fikir ve şuur yoktur. Akıl ve fikrini kullanmayan ve sadece şehvetiyle hareket eden bir insan sadece insanlıktan çıkmaz, Kurân’ın tabiriyle hayvandan daha aşağı bir duruma tenezzül eder.

Akıllı insanla ahmak insanın farkı şudur: Akıllı insan önce düşünür sonra yapar. Fakat ahmak insan önce yapar ve sonra pişmanlık duyup yaptığı iş üzerinde düşünür. Dolayısıyla akıllı insan bir işi yapmadan önce onun üzerinde düşünür. Bu yüzden onun çöküşü müşküldür.

Kurân-ı Kerim birçok ayette  “eğer düşünseydiniz”“olur ki düşünesiniz”“şayet tefekkür edersiniz”“düşünmüyorlar”“şuur etmiyorlar” gibi ifadeler kullanarak aklıselime ve tefekküre davet etmiştir. Bazen de kınayıcı ifadelerle konuya dikkat çekmiştir. Araf suresinin 179. Ayetinde şöyle buyurmuştur:

Gerçekten biz cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır, ama onlarla anlamazlar; gözleri vardır, ama onlarla görmezler; kulakları vardır, ama onlarla işitmezler. İşte bunlar, hayvanlar gibidirler; hatta daha da sapıktırlar. İşte asıl gafiller, onlardır.

İmam Ali (a.s)’ın şöyle dediği nakledilmiştir: “Allah, meleklerin yaratılışında şehvetsiz olarak aklı yerleştirmiş, hayvanlarda ise akılsız şehveti yerleştirmiştir. Ama insana akıl ile şehveti bir arada vermiştir. Kimin aklı şehvetine galip gelirse, o, meleklerden daha iyidir; kimin de şehveti aklına üstün gelirse, o, hayvanlardan daha kötüdür.”

Kurân-ı Kerim Akıl Ehlini Müjdelemiştir

İmam Kazım (a.s) Hişam b. Hakem’e şöyle buyurdu: Yüce Allah Kurân-ı Kerim’de akıl ve sağduyu ehlini müjdelemiş şöyle buyurmuştur:

Artık müjdele kullarımı. Onları ki, sözü dinleyip en güzeline uyarlarlar. İşte onları Allah hidayete erdirmiştir ve onlar, akıl sahipleridirler. (Zümer 17-18)

Aklıselim sahipleri sözleri dinleyip kötülerini bir tarafa bırakırlar ve iyilerin içinden de en güzel olanı seçip ona göre davranırlar.

Rivayetlerde Aklıselim Davranmanın Önemi

Konu o kadar önemlidir ki Merhum Kuleyni  Usul-u Kâfi kitabının ilk bölümünü “Akıl ve Cehl Kitabı” olarak belirlemiştir. Sonra da aklın faziletine dair birçok rivayet getirmiştir. Bu rivayetlerde akıl insanın en üstün dostu ve yardımcısı, müminin kılavuzu ve en üstün nimet olarak sayılmıştır. İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurmuştur: Bir saat tefekkür bir yıllık ibadetten daha üstündür. İmam Sadık (a.s) da: “Akıllı olan dindar olur ve dindar olan cennete girer” buyurarak akılla din arasındaki irtibata dikkat çekmiştir. Bu hadisten akılcı davranmayan kişinin dindar olamayacağı da anlaşılmaktadır.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı