HABERLERMEDYA ANALİZ

Kimyasal Silah Söylemleri Başarısız Olduklarını Gösteriyor

Suriye Enformasyon Bakanı Omran Zoubi, bazı medya organlarının silahlı grupların zafer kazandığı iddialarının asılsız medya uydurması olduğunu söyledi.

Zoubi dün Menar televizyonuna verdiği mülakatta, Şam kırsalının belirli bölgelerinde çatışmaların ve terör örgütlerinin kendisine verilen destek karşılığında herhangi bir başarı sağlama yönünde umutsuz çabaları bulunduğunu belirterek Şam’da yaşamın doğal olduğuna dikkat çekti.

Silahlı Gruplar Tekfiri Kökten Dinci Gruplardan Oluşuyor

Söz konusu silahlı grupların tekfiri kökten dinci gruplardan oluştuğuna işaret ederek ABD’nin Nusra Cephesini terör örgütleri listesine alırken somut gerçeklerin ve Suriye silahlı kuvvetlerinin mücadele ettiği grupların yapısının farkında olduğunun altını çizdi.

Enformasyon Bakanı, Suriye’nin siyasi, sivil ve askeri kurumlarıyla düşman projeyle savaşın içeriğini idrak ettiğini, bu nedenle devletin tüm kurumları ve alt yapısını korumaya çalıştığını ifade ederek silahlı kuvvetler, güvenlik ve asayiş güçleri silahlı teröristlerle mücadele ederken fırsatçılardan kaynaklı bazı eylem ve ihlallerin doğal olduğuna dikkat çekti.

Silahlı Grupların Eylemleri Vatandaşın Bazı Maddeleri Temin Etmesini Engelliyor

Bakan Zoubi, Suriyeli vatandaşların bazı maddelerin temininde yaşadıkları sıkıntıların un, mazot ve benzeri maddeler taşıyan araçlara saldırmasından kaynaklandığını bildirdi.

“Silahlı terör gruplarının semtlerde bombalı araç patlatma, okul, ev ve camilere roket atmakla insanlar arasında panik yaratma, askeri ve güvenlik kurumlarında karışıklığa yol açmayı hedefliyor” diyen Zoubi, aynı zamanda dışarıya istediklerini yapabilecekleri mesajı vermeye çalıştıklarını ekledi.

Bakan Zoubi, bazı büyükelçilerin görevlerinden ayrıldıklarına ilişkin iddiaların büyükelçileri de hedef alan korkutma ve aldatma propagandasıyla alakalı olduğunu söyleyerek koşullar ve durumların zor ve karmaşık olduğunu fakat doğal duruma dönmek için imkân bulunduğunu vurguladı.

ABD ve Avrupa’nın Suriye’de kimyasal silah bulunduğundan sürekli söz etmesinin Suriye devletini yıkabileceklerini söylemelerine imkân verecek somut bir ilerleme sağlamada aciz kalmasından kaynaklandığına dikkat çeken Zoubi, Suriye’nin uluslararasınca yasaklanan silahlara sahip olmadığını, elinde olsa bile ahlaki nedenlerden dolayı bu tür silahları asla kullanmayacağını yineledi.

Zoubi, Irak senaryosunun uygulanması ihtimalini uzak tutmadıklarını, fakat dünyanın şu anda böyle bir macerayı taşıyamayacağını belirterek “batılı ülkeler dünyada tek başına olmadığını idrak etmeli. Suriye basit ve kolay bir ülke değil dostları var.

Uluslar arası ve bölgesel dengeler de göz ardı edilemez” dedi.

Enformasyon Bakanı, Türkiye’nin patriot füzelerini yerleştirme gerekçesi olarak Suriye saldırısından endişe duyduğuna dair söylemlerinin saçma ve saflık olduğunu belirterek çünkü Suriye’nin hiçbir zaman hiçbir komşu devleti tehdit etmediğini, hiçbir ülkenin içişlerine müdahale etmediğini, uluslar arası anlaşma ve misaka saygı gösterdiğini, Suriye ve Türk halkının kardeş olduğuna inandığını ifade etti.

Zoubi, İsrail’in Irak’ın Kuveyt’i işgalinden bu yana patriot füzelerine sahip olduğuna dikkat çekerek bu füzelerin İsrail’i direnişin füzelerinden koruyamadığına işaret etti.

Türkiye’nin patriot füzelerini yerleştirerek sadece Suriye’yi hedef almadığını, ABD’nin Erdoğan hükümetinin işbirliği ile yerleştirdiği erken uyarı radar sistemini tamamlama amacı taşıdığını ve bu sistemin Suriye, İran, Yunanistan, Kıbrıs, Mısır ve bölgedeki daha uzak ülkeleri hedeflediğini kaydetti.

ABD Projesinin Başarısız Olduğunu Anladığı İçin Rusya’yla Masaya Oturdu

Enformasyon Bakanı Zoubi, ABD’nin bölgedeki projesinin başarısız olduğunu anladığı için Rusya’yla masaya oturduğuna dikkat çekerek buna rağmen iki tarafın Suriye ulusal egemenliği ve siyasi rejimin meşruluğuna saygı gösterilmesi durumunda masaya oturmasının olumlu olduğunun altını çizdi.

Zoubi, Rusya ve ABD Dışişleri Bakanları yardımcılarının BM Suriye Özel Temsilcisi el-Ahdar el-İbrahimi ile görüşmelerinin görüş alışverişinde bulunma hedefi taşıdığını ve bazılarının yaratmaya çalıştığı anlamlar taşımadığını, çünkü tutum ve görüşlerin farklı olduğunu ve belirli bir şey bulunmadığını dile getirdi.

Bakan Zoubi, Rusya’nın Suriye’ye yönelik tutumunun sabit ve net olduğunu ve hiçbir çelişki taşımadığını belirterek Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad’ın ve Suriye devletinin avukatlara ihtiyacı olmadığını vurguladı.

Rusya’nın Suriye devleti ve halkının çıkarlarından söz ettiğini, Cumhurbaşkanını ve hükümetin şeklini belirlemeye yönelik herhangi bir müdahaleyi Suriye’nin içişlerine müdahale olarak kabul ettiğini bildirerek Rusya’nın bu nedenle bu mantığı reddettiğini ve siyasi çözümü savunduğunu dile getirdi.

Zoubi, dış muhalefetin ve Doha koalisyonunun Suriye’nin çıkarına göre hareket etmediğini, çünkü şiddete başvurup diyalogu reddettiğini, bazı başkentlerden emir almasının siyasi programı bulunmadığının göstergesi olduğunu söyledi.

Bakan Zoubi, “Doha Koalisyonu iddia ettiği gibi Suriye halkını temsil ediyorsa neden siyasi sürece katılmıyor” diye sorarak silahı gruplara askeri konsey oluşturulmasının daha fazla şiddet, ölüm ve katliam yaratacağını vurguladı.

Zoubi, bu tür adımların bunları alenen organize edip örgütleyerek meşruluk kazandırmaya çalışan AKP hükümetinin davranışlarına eklendiğine dikkat çekerek Suriye hükümetinin Nusra Cephesinin tek isim ya da başlık olmadığına, farklı isimler altında faaliyet gösteren terör örgütlerinden ibaret olduğunu dile getirdi.

Enformasyon Bakanı, ABD’nin Nusra Cephesini terör listesine eklemesinin yeterli olmadığını ve uluslar arası kararlı bağlılığını yansıtmadığını altını çizdi.

Erdoğan Hükümeti Uluslar arası Sorumluklarına Aykırı Davranıyor

Enformasyon Bakanı Zoubi, Erdoğan hükümetinin aleni ve açık şekilde terörle mücadeledeki uluslar arası sorumluklarına aykırı davrandığını belirterek uluslar arası toplumun ve BM’nin tüm ülkeleri terörle mücadele konusunda davranışlarını değiştirmeye zorlaması gerektiğini ifade etti.

Zoubi, Türkiye sınırında, basın, siyasi ve askeri operasyon odaları, saha hastaneleri ve hiç kimse iltica etmeden önce kurulan çadırlar bulunduğunu söyleyerek “insanları aptal yerine koyup bunların şu an, olgulardan kaynaklandığı söylenemez. Çünkü tümü daha önce programlanıp organize edildi” diye konuştu.

Zoubi, Lübnan’da Müstakbel akımında ve daha düşük siyasi örgütlenmelerde bazı şahısların Suriye’deki silahlı terör gruplarına silah ve para temin ettiklerine işaret etti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı