DÜNYA

Lavrov: Amerika’nın, Avrupa’daki anti füze sistemleri olumsuz etki bırakmakta

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) 24. Bakanlar Konseyi Toplantısı kapsamında yaptığı konuşmada Amerika’nın Avrupa topraklarına konuşlandırmak istediği füze sistemlerinin NATO’nun genişlemesi gibi ülkesini zayıflattığını bildirdi.

Lavrov, BM Güvenlik Konseyi ve Helsinki Nihai Bildirgesi gibi temel taşların üzerine oturtulmuş olan Avrupa-Atlantik bölgesindeki yapının ciddi testlere maruz bırakıldığına dikkati çekerek, “NATO’nun doğu kanadındaki potansiyelinin artması, (NATO) ittifakın engellenemez genişlemesi ve ABD füze savunmasının Avrupa’da konuşlandırılması politikası bölünmez güvenlik ilkesine büyük ölçüde zarar veriyor.” diye konuştu.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, daha önce yaptığı açıklamada, Amerika’nın 2018 askeri bütçede kara temelli füze sisteminin geliştirilmesi için önemli pay ayırmasından Rusya’nın kaygılı olduğunu ve Amerika’nın bu tutumuyla 1987 yılında imzalanan orta ve kısa menzilli nükleer füzeler anlaşmasını ihlal ettiğini bildirmiştir.

Ancak Ryabkov’un bu açıklamasından korkuya kapılan ABD hükümeti ise karşı atağa geçerek Rusya’yı orta menzilli füze anlaşmasını ihlal etmekle suçlamıştır. Rusya’nın Orta ve Kısa Menzilli Füzeler Anlaşmasını ihlal ettiğini öne süren ABD Dışişleri Bakanlığı, Moskova’nın buna son vermemesi halinde Washington’un ekonomik ve askeri önlemler alacağını bildirmişti.

Aslında Rusya şimdiye kadar defalarca NATO programları bahanesi ile gerçekleşen ABD füzlerinin Avrupa topraklarına konuşlanması konusunda Amerikan hükümetini uyarmıştır

2007 yılında hazırlanan George W. Bush’un füze kalkanı projesi, Amrikan füzelerinin Polonya ve Çek cumhuriyetleri topraklarına konuşlanmasını ön görüyordu. Nitekim Moskova’nın sert muhalefetine rağmen, George W. Bush yönetiminin bu proje üzerinde ısrar etmesi ve Polonya ve Çek cumhuriyeti ülkelerinin de bu projeye desteklerini açıklaması projenin hayata geçmemesine rağmen Bush iktidarının son döneminde bu mesele Amerika ile Rusya arasında temel anlaşmazlık konusu haline gelmesine yol açmıştı.

Barack Obama’nın Amerika’da iktidara gelmesi ardından ise dünya bir kez daha bu sefer daha farklı kalıplar içinde Amerikan füze sisteminin Avrupa topraklarına konuşlanmasına tanık olmuş ve 2018 yılına kadar bu füze sisteminin üç aşamada Türkiye, Romanya ve Polonya topraklarına konuşlanması ön görülmüştü.

2010 yılında Portekiz’in başkenti Lizbon’da düzenlenen NATO zirve toplantısında NATO liderleri, Amerikan füze sisteminin konuşlandırılması teklifini kabul etmişlerdi. Rus uzman Sergey Rekda’ya göre NATO içinde kışkırtıcı girişimlerin gündemde olduğunu ve tüm bunların, NATO’nun Rusya ile normalleşme yoluna gitme niyetinde olmadığını gösterdiğini belirtmekte.

Şu ana kadar bu projenin iki aşaması hayata geçirilmiştir. Özellikle de Romanya’nın  Deveselu üssüne konuşlanması Rusya yönetiminin çok sert itirazını beraberinde getirmiştir. Rusya sistemi kendi güvenliğine karşı tehdit olarak görüyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, sistemin nükleer kuvvetler anlaşmasını ihlal ettiği uyarısında bulunmakta ve Romanya’daki sistemin 1987’de imzalanan Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’nın ihlali olduğunu savunmaktadır.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın silahların yaygınlaşması ve denetlenmesi sorunlarından sorumlu yetkili Mikhail Ulyanov “Bu karar zararlı ve yanlış çünkü stratejik istikrarı bozma kapasitesi var” demiştir.

Askeri uzmanlardan Steven Pifer, füze savunma sistemleriyle ilgili Amerika ve Rusya arasında anlaşma sağlanmasının yollarından birinin Amerika tarafından Rusya’ya güvenlik güvencesinin verilmesi olduğunu belirtiyor.

Rusya bu sistemi hala kendi güvenliğine karşı tehdit olarak görüyor. Zira Moskova, Rusya’nın nükleer stratejik füzelerini takip etme imkanına sahip Amerika’nın füze kalkanı projesinin Avrupa topraklarına konuşlanması, Rusya’nın füze gücünü etkisizleştirme girişimi olarak kabul ediyor.

Tüm bunlara rağmen anlaşılan o ki Washington Avrupa’daki füze kalkanı siyasetlerini sürdürme konusunda kararlı olup, bu konuda gelecek olan itiraz ve eleştirilere kulağını kapatmıştır

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı