DÜNYASon DakikaTÜRKİYE

Mehdi’nin Ayak seslerini Duyuyorum

MEHMET ŞEVKET EYGİ’ye ait olan ” Mehdi’nin Ayak seslerini Duyuyorum” yazısında ki dikkatimizi çeken bazı noktaları ve konuyla ilgili düşüncelerimizi siz değerli okurlarımızla paylaşmak istedik.

1- Yazıda belirtilen “Mehdiyyetin Fecr-i Sadıkının nurları görülmeye başlanmıştır” sözünü irdelediğimizde bu nurun görülmeye başlanacağı tarihleri dahi Bediüzzaman hazretleri Şam Emevi Cami’inde vermiş olduğu tarihi hutbesinde ” Hicri 1371 ‘de Miladi 1950′de bir fecir göründüğü eğer bu fecrin fecri kazib(yalancı sabah) olması halinde 30-40 yıl sonra muhakkak fecri sadık (gerçek-doğru sabah) doğacaktır” diye belirtmiştir…H.1371(M.1950) tarihi Türkiye’sin de Menderes dönemi başlamıştı ki tek partili dönemin acılarını unutturup güzel günlerin başlayacağı umudunu uyandırmıştı ancak kısa bir zaman sonra durumun değişmediği anlaşılmış oldu…aynı durum dönemin İran’ın da da Şaha karşı Dr. Musaddık’ın başarı sağlaması halkta bir umut uyandırmış olsa da orda da bu umut çok sürmemiş hiçbir şeyin değişmediği gerçeği görülmüştür. Bu yalancı sabahlar dan 30-40 yıl ibaresiyle konuyu irdelediğimizde M.1950 tarihinden 30-40 yıl zarfına baktığımızda ki M.1979-1980′li yıllar ile 1989-1990 yılları arasında dünyanın neresinde muhteşem bir olay olmuş ki inkarı mümkün olmayan bir hakikatle tüm dünyaya o dönem de damgasını vurmuş dost düşman herkesin gözlerini kendi üzerine çekmiştir. İslam’dan bahsetmenin gericilik sayıldığı bir dönemde bu yıllar arasında 2500 yıllık şehin şahlık rejimini yıkıp yerine 11 Şubat 1979 tarihinde Rahmetli İmam Humeyni liderliğinde kurulan İran İslam İnkılabı-Cumhuriyeti’nden daha muhteşem bir olay olmuş mudur? Dünya da bu yıllar arasında bu olaydan daha muhteşem bir olay varsa gösterilsin…İşte bugün bizlerin yapması gereken tek şey tüm ırki,mezhebi,coğrafi taassuplardan sıyrılıp bu Fecr-i Sadık hakikatine- güneşine bağlanmaktır…İnkar etmek bu hakikati değiştirmez hele saptırmaya çalışmak bu hakikat merkezini başka yerlere taşımaya çalışmak zorlamak İslam’a ihanettir…

2- Yazıda ” Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de büyük kanlı savaşlar cereyan edecektir. Deccallar ve Süfyanlar tepetaklak olacaktır. Bâtıl gümbür gümbür yıkılacaktır.” deniliyor…bu sözü incelersek 2010 yılı itibariyle Suriye’yi yıkmak, işgal etmek için dünyanın dört bir yanından binlerce insan bozması vahşi canavarları toplayıp Suriye’ye gönderen bu teröristlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayanlar ve tarihler vererek zafer günlerini ilan edip Emevi Cami’inde hutbe okuyup namaz kılmaya hazırlananlar gelinen süreçte görülen o ki yenildiler o halde bu yenilenler yazara göre deccal ve süfyandır keşke yazar bey bu yenilen tepetaklak olan süfyanın ismini de belirtseydi de biz de öğrenseydik halk olarak bu deccalin kim olduğunu bilseydik…Ayrıca Irak ve Filistin savaşlarını idrak ettiğimiz şu mübarek günlerde Suriye de başarısız olan süfyanın Irak’ta da hezimete uğradığı kesinleşiyor…bu İslam Ülkelerine saldıran süfyan kimdir acaba deccala yardım adına islam maskesi takmış çok münafık bir kezzap mıdır..hatta bazı hadisi şerifler deccali süfyanın öyle bir hale erişeceği ki kendini ilah addedeceği ve kendisine ait bir rahmet ve gazap sahibi olacağı kendisine itaat edenlere rahmetinin gazabını geçeceği ancak kendisine karşı olanlara ise gazabıyla muamele edeceği belirtiliyor…bu durumlar aslında süfyanı tanımamız için bizlere bir işarettir…bugün Suriye’de Irak’ta yenilenler süfyandır… O halde soruyoruz Suriye’ de kim yenildi…İran,Irak, Suriye,Lübnan,Filistin birleşiğinden oluşan direniş cephesi mi???? yoksa Amerika , İngiltere, Fransa, İsrail,Suud Rejimi,Katar, Türkiye, Işid, Nusra,Öso cephesi mi????Kim deccal kim süfyan kim kezzap?…
3- Yazar ” Mehdinin ayak seslerini duyar gibiyim. Kulağınızı yere koyun ve dinleyin… Kur’an, Sünnet, Şeriat, adalet, güvenlik diye atıyor zeminin kalbi. Direnmenin faidesi yok. Mehdi gelecek, Şeriat gelecek, adalet gelecek…” diye belirtiyor. Ancak bu ayak seslerinin hangi yönden geldiğini de belirtmeli değil miydi?bir çok büyük zatlar ve hadisi şeriflerden anlaşılan İmam Mehdi H.1400 yılında gelecektir..1. maddede belirttiğimiz gibi Bediüzzaman tarihini dahi net olarak belirtmiştir ki H.1400′ü göstermiştir…İmam Mehdi’nin ayak sesleri H.1400-M.1979-1980′de geldi…ancak kimine sesler daha yeni geliyor olabilir buda herkesin duyum eşiğinin farklılığından kaynaklanıyordur…Ancak bugün kimse duyduğu sesi inkar edemiyor ancak geldiği yönü belirtmeye içi elvermiyor-hased ve bağnazlık ediyor. 2.maddede anlaşıldığı üzere mehdinin ayak seslerini iki cepheden birisinden geldiği muhakkaktır..ya İran,Irak,Suriye,Lübnan,Filistin cephesinden yada Amerika ve İsrail’in başını çektiği cepheden bu sesler gelmektedir…yazarımız açısından acaba hangi cepheden gelmektedir bu sesler??? 2. maddede ulaştığımız sonuca göre bu İmam Mehdi ‘nin sesinin Amerika ve İsrail’in başını çektiği ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu cepheden gelmediği kesindir çünkü bu cephe Suriye Irak ve Filistin savaşlarında yenildiler-yazarın belirttiğine göre tepetaklak oldular…o zaman yazarın duyduğu sesler büyük bir ihtimalle diğer cepheden gelmektedir ki 3. halin imkansızlığını da düşünürsek başka ihtimal yoktur…
4- Yazar ” Keşti-i Nuh hangi sahilde, biliyor musun? Tufan yaklaşıyor, koş gemiye gir, yoksa boğulur helak olursun…” diyor…Peygamber Efendimiz kendisinden sonra olacak tufanlarda Nuh’un gemisini biz ümmetine göstermiş ve “Ehl-i Beyt’im Nuh’un gemisi gibidir…binen kurtulur binmeyen boğulur ” diye buyurmuştur…yukarıda ki maddelerden de Nuh’un gemisinin nerede olduğu anlaşılmaktadır…Bediüzzaman Hazretleri kendi döneminde dahi “sayıları milyonları bulan seyyidlerin eğer maddi güce erişirlerse dünyanın hiçbir ordusunun onlar karşısında duramayacağını …”belirtmiş ve haber vermiştir bugün o muhteşem teknoloji ve maddi güce erişmiş ve başlarında ki liderleri Seyyid İmam Ruhullah Humeyni ve Seyyid İmam Ali Hamaney gibi ve daha nice seyyidlerin de içinde bulunduğu sayıları 40 milyondan fazla olan Muhammed Ordusuyla adıyla ve işleviyle İslam Cumhuriyeti olan başka bir yer var mı..?
SONUÇ: Güneş balçıkla sıvanıp kapatılamaz güneşe gözünü kapatan ancak kendine gece yapar…Deve kuşu misali hareketler yapmak asla hakikati değiştirmez…Hakikat güneşine sırt dönülmez yüzünü dönmek gerekir ki aydınlanasın, sırtını dönersen gözlerin gölgende kaybolur gider yazık olursun…

Mehdi’nin Ayak seslerini Duyuyorum
Mehmed Şevket Eygi
25 Temmuz 2014
OSMANLI Hilafet-i İslamiyesinin yıkılmasından sonra Müslümanlık âleminde Kezzabiyyun, Deccaliyyun, Süfyaniyyun devirleri başlamıştır.
Büyük tahribat olmuş, kütleler halinde irtidat görülmüştür.
Uzun süren küfür ve dalalet gecesinden sonra nihayet ufukta Mehdiyyet fecr-i sadıkının nurları görülmeye başlanmıştır.
Mehdi’nin kuracağı Kur’an, Sünnet ve Şeriat düzeni öyle kolay kolay, tereyağından kıl çekercesine zahmetsiz olmayacaktır.
Yakın gelecek, en doğrusunu Allah bilir, büyük savaşlara, iğtişaşa, melhamelere, kıyımlara, sıkıntılara gebedir.
Zahirde Müslüman görünen birileri, dünya hırslarıyla Fırat’ın altındaki hazinelere saldırmışlar ve büyük kara ve necis servetlere sahip olmuşlardı, onlar helak olacaktır.
İslam dinini, dünyevî ve uhrevî ahkam tasnifine tâbi tutan ve Şeriatın dünya ile ilgili hükümlerini göz ardı eden dünyevî=seküler sözde Müslümanlar feci şekilde aldandıklarını anlayacaktır.
Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de büyük kanlı savaşlar cereyan edecektir.
Deccallar ve Süfyanlar tepetaklak olacaktır.
Bâtıl gümbür gümbür yıkılacaktır.
Musibetler toptan gelecek, kötülerin yanında iyiler de zarar görecektir.
Susuzluk, ekmeksizlik… Evsizlik, barınaksızlık… Ateş ateş ateş… Zelzele-i Kübra…
Bana dokunmayan yılan bir yaşasın diyenleri büyük yılanlar sokup ağulayacaktır.
Kezzablar, Deccallar, Süfyanlar sonuna kadar direnecek ve çok acılar çekilecektir.
Haramla yapılmış yüksek binalar çökecektir.
Elektrikler kesilecek, bütün şeytanî cihazlar çalışmayacaktır.
43’cü kattaki kâşanesinden cihanı nemrudâne seyr eden gafil mağrurlar yüksek merdivenleri çıkamayacaktır.
Kaddafilerin aklı olsa, kanlı iktidarlarından feragat edip bir kûşe-i inzivaya çekilirler ama onlarda o akıl nerede…
Zalimlerin en akıllısı Zeynel olmuş, çekip gitmişti.
Mübarek diretmişti ama diretmesi onu iktidarda tutmaya yetmemişti.
Saddam keşke iktidardan vaz geçmiş ve sürgünü tercih etmiş olsaydı.
Âhir zaman fitneleri başlamıştır… Deccallık, Kezzablık, Süfyanîlik devirleri bitiyor.
Mehdinin ayak seslerini duyar gibiyim.
Kulağınızı yere koyun ve dinleyin… Kur’an, Sünnet, Şeriat, adalet, güvenlik diye atıyor zeminin kalbi.
Direnmenin faidesi yok. Mehdi gelecek, Şeriat gelecek, adalet gelecek…
Tufandan sonra sükunet hükümran olacak. Ölenler ölecek, kalanlar kalacak. İman ile ölenler bahtiyar olacak; şirk, küfür, dalalet yolunda ölenlerin zararı büyük olacak.
Bundan sonra Deccalperestlerin, Kezzabların, Süfyanîlerin işi bitiktir.
Ben hem Müslümanım, hem de Deccalîyim diyenler büyük kayıptadır.
Rahmana iman ve itaat edeceksin, Tağuta cephe alacaksın.
Ey Dresden (13-14 şubat 1945 gecesi) ahalisi, ey modern Pompeililer, Sodom ve Gomore halkı, Bizans ve Roma… Uyanın bu gaflet uykusundan…
Sezar mabetlerinin hepsi yıkılacak.
Deccallık ve Süfyanilik devri sonuna geldi… Mehdi zuhur, İsa aleyhisselam nüzul edecek.
Kimseyi altınları gümüşleri, dolarları euroları, Altın Buzağı şirketi hisse senetleri kurtaramaz.
Sahih bir iman, ihlaslı ibadet, kalb-i selim gerek kurtulmak için.
Sende bunlar var mı?
Keşti-i Nuh hangi sahilde, biliyor musun?
Tufan yaklaşıyor, koş gemiye gir, yoksa boğulur helak olursun…

 

Kaynak:http://www.alimuhammed.com/mehmet-sevket-eygiye-ait-olan-mehdinin-ayak-seslerini-duyuyorum/

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı