DÜNYAİNSAN HAKLARISon DakikaSuriye

Muhalifler Terör Örgütlerinin Siyasi Yapısını Teşkil Ettiklerini Kanıtladılar

Suriye’nin Cenevre’deki resmi heyetinin başkan yardımcısı Enformasyon Bakanı Omran el Zoubi; ‘muhalefet’ olarak adlandırılan koalisyon heyetinin, resmi heyetin terörle mücadeleye ilişkin takdim ettiği beyan tasarısını reddetmesinin koalisyon için resmen bir skandal olduğunu belirtti.

Zoubi bugün yaptığı basın açıklamasında; heyetin söz konusu beyan tasarısını reddetmesinin Suriye’deki terör örgütlerinin siyasi yapısını teşkil ettiğini ve bu terör örgütlerinin kendisine tabi olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Resmi heyetin Cenevre II konferansında ‘muhalefet’ adı altında karşısında oturan koalisyon heyetin ne Suriye halkı ne de muhalefeti temsil etmediğini baştan beri bildiğine dikkat çeken Zoubi; “fakat ona iftira ettiğimiz yada diyalog istemediğimizin düşünülmemesi için onlarla oturmayı kabul ettik. Şimdi de tüm söylediklerimiz delillerle kanıtlandı.” Şeklinde konuştu.

Zoubi, koalisyon heyetinin terörle mücadeleyi reddetmesinin nedeninin kendilerine ulaşan talimatlardan kaynaklandığını belirtti.

“Suriye resmi heyeti Cenevre 1 bildirisine dayanarak diyaloga ortak zemin yaratmak için ne kadar çaba harcasa da reddedilmeli ve bildirinin 8. ve 9. paragrafları üzerinde ısrar edilmeli Suriye heyetinin bildirinin hiçbir paragrafı atlanmadan tartışılması görüşünü kabul ettirmesine izin verilmemeli talimatına uymuşlardır” dedi.

Koalisyon heyetinin siyasi dil ve edep düzeyene ulaşamayan bildik dille konuşmayı sürdürdüğüne işaret ederek Suriye resmi heyetinin sükûnetini koruyarak kendini kontrol edebildiğini söyledi.

Bu amatör siyasi ekibin büyük bir stratejik hata işlediğine ve büyük bir skandala imza attığına dikkat çeken Enformasyon Bakanı, Suudi Arabistan’ın terörü desteklemesine rağmen Suudi Arabistan Dışişleri Bakanının medyanın karşısında terörü desteklediklerini açıklamayacağını ve konuyu ört bas etmeye çalışacağını ifade etti.

Zoubi, dünyadaki hiçbir hükümet, oluşum ya da devletin teröre destek verdiğini söylemeye cesaret edemeyeceğine dikkat çekerek “ilk kez BM binası içinde BM’nin logosunun bulunduğu kartları taşıyan şahıslar terörü kınamayı ve güvenlik konseyinin 1373 sayılı terörle mücadele kararını reddettiklerini söylüyorlar. Buna karşın Irak ve Şam İslam Devleti örgütü, Nusra Cephesi, İslami Cepheyi ve diğer terör örgütlerini desteklediklerini itiraf ediyorlar” diye belirtti.

Yarın Cuma günü son oturumun düzenleneceğini bildiren Zoubi, bu oturumda daha önceki oturumlarda tartışılan konuların yeniden ele alınmaya çalışılacağını aynı zamanda BM Suriye Özel Temsilcisi el-Ahdar el-İbrahimi’nin lojistik prosedürleri belirleyeceğini aktardı.

Enformasyon Bakanı, düzenlenmesi halinde ikinci tur oturumlarına daha geniş muhalif kesimlerin katılmasını temenni ederek “ilk tur görüşmelerde aldığımız sonuçları almak istemiyoruz. Çünkü bu insanlar karar alma yada girişimde bulunma gücüne, siyasi mantığa sahip olmayıp cesur ve gerçekçi değiller” vurgusunu yaptı.

Suriye Halkının Çıkarları ve Şehitlerimizin Kanlarından Ödün Vermek Mümkün Değildir

Suriye Arap Cumhuriyetinin Cenevre II Konferansındaki resmi heyetinin başkan yardımcısı Cumhurbaşkanlığı siyasi ve basın danışmanı Büseyna Şaban; resmi heyetin Cenevre’de güçlü bir konuma sahip olduğunu belirtti.

Şaban Menar televizyonu ile bugün bulunduğu telefon görüşmesinde; resmi heyetin belirli taraflarca yönetilen ve ‘muhalefet’ olarak adlandırılan koalisyon heyeti ile müzakerelerinde güçlü bir konuma sahip olduğunu ifade etti.

Resmi heyetin yurtsever ilkeleri, inançları, ve değerlerine ilaveten Suriye halkının çıkarları ve şehit kanlarından ödün vermesinin mümkün olmadığını ifade etti.

Şaban diğer heyet ve arkalarında duranların Cenevre I Deklarasyonunu onayladıklarını hayata geçirmeye çalıştıklarını iddia ettiklerine işaret ederken, temelde sadece kendi çıkarlarına ve hedeflerine hizmet eden bentleri gördüklerini, oysa ki bu deklarasyonun ‘iki tarafın onayı ve kabulü olmaksızın herhangi bir şeyin yapılmasının mümkün olmadığını’ vurguladığına dikkat çekti.

ABD’nin koalisyon heyetini genişletme söylemleri altında İslami Cephe ve benzeri radikal tekfircileri diyalog masasına getirmeye çalıştığına dikkat çeken Şaban; bunun da ABD ve yandaşlarının Suriye’de ölüm, yıkım ve her türlü vahşeti işleyen tekfirci terör çeteleriyle derin bağlantılarını ortaya koyduğunu ifade etti.

Şaban Suriye’nin siyasi süreçte mantık ve gerçeğe dayalı tutumlarla birlikte başkalarını kabullenme düşüncesiyle seyir ettiğini ifade ederken, fakat her şeye rağmen Suriye’nin şehitleri ve halkının gözyaşlarından ödün vermesinin kesinlikle mümkün olmadığını belirtti.

Şaban Suriye diplomasisinin Allah, vatan ve şehitlerine inancı üzerine dayalı olduğunu söyledi.

ABD büyükelçisi Robert Ford’un Suriye halkına konuşmasına ilişkin bir soruya cevabında Şaban; Ford’un hangi sıfatla Suriye halkına seslendiğini sorgularken, sözlerinin ancak ve ancak direktifleriyle hareket eden kiralıkları tarafından makbul göreceğini, onurlu ve yurtsever Suriye halkının ise onu ve konuşmasını kabul etmesinin mümkün olmadığını belirtti.

ABD başkanı Barack Obama ve Ford’un açıklamalarındaki tırmandırmanın Suriye’nin güçlü mücadelesiyle karşılaştıkları çıkmazı yansıttığını ifade eden Şaban ABD’nin bu gibi yöntemlerin onurlu dünya halklarıyla işe yaramayacağını idrak etmeleri gerektiğini belirtti.

Terörle Mücadeleyi Reddeden Kesinlikle Teröristtir

Kendi tarafından Suriye resmi heyetinin üyesi ve Cumhurbaşkanlığında basın ofisi müdürü Luna el Şibl uluslar arası kararlara dayalı olan ve terörün durdurulmasından söz eden bir beyan tasarısını reddedenin terörist olduğunu söyledi.

Şibl bugün basına yaptığı açıklamada; resmi heyetin takdim ettiği beyan tasarısının açık ve net olup uluslararası kararlara dayandığını ifade ederken, terörle mücadelede acil ve ciddi çabaların harcanmasıyla Suriye Arap Cumhuriyetinin tüm topraklarında terör örgütlerini kovuşturup bertaraf etmeyi öngördüğünü söyledi.

Beyan tasarısının terörle mücadelede uygulama mekanizmalarının belirlenmesini öngördüğünü söyleyen Şibl; başta zaman kazanma amacıyla oyalamada bulunması ardından bu beyan tasarısının açık ve net bir şekilde koalisyon heyeti tarafından rededilmesinin nedenini sorguladı.

Şibl Cenevre I Deklarasyonunun hemen hemen tüm bentlerinin direk yada dolaylı bir şekilde Suriye’de terörün sonlandırılması gereğine vurgu yaptığına dikkat çekerken, resmi heyetin bu noktalardan hareketle söz konusu beyan tasarısını takdim ettiğini, fakat aynı deklarasyonu desteklediklerini iddia edenlerin tasarıyı reddettiklerine dikkat çekti.

Koalisyon heyetinin bunu reddetmesiyle teröre desteğini net bir şekilde kanıtlamış olduğunu belirten Şibl; Suriye hükümetinin Cenevre I deklarasyonunu bütün olarak tartışmaya ve hayata geçirmeye büyük özen gösterdiğini açıkladı.

Şibl koalisyon heyetinin şu ana dek temel ilkeleri reddettiğini ve sadece terör gruplarının silahlandırılmasından söz ettiğine dikkat çekti.

İran’ın katılımıyla gizli görüşmelerin yapıldığına ilişkin söylentiler konusunda Şibl; kesinlikle böyle bir şeyin olmadığını, Suriye heyetinin tümünün Cenevre’de bulunduğunu belirtti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı