Küçük ManşetlerSuriye

Nasrullah:Suriye Gerçek Bir Savaşla Karşı Karşıyadır – Akan Kandan Diyaloga Karşı Çıkanlar Sorumludur

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, İslam ülkelerindeki çatışma ve sorunlara değinerek tüm bölgede bölünme tehlikesinin söz konusu olduğunu söyledi.

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, İslam ülkelerindeki çatışma ve sorunlara değinerek tüm bölgede bölünme tehlikesinin söz konusu olduğunu söyledi.

 Ba’albek’te düzenlenen Erbain törenleri münasebetiyle konuşma yapan Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, yaşanan ayrılıkların tüm bölgeyi bölünme tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını belirterek “Tüm bölge ülkelerinin birlik ve beraberliğini vurguluyoruz. Hatta talepler haklı dahi olsa Irak, Mısır, Libya, Suriye, hatta Suudi Arabistan bile bölünme tehdidi altında. Hangi ülkede olursa olsun halk, ülkelerinin geleceği konusunda bölünme ve parçalanmaya uğramadan uzlaşmaya varabilmelidir” dedi.

 Lübnan’ın ulusal birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğine vurgu yapan Nasrullah, “yerel devletler veya emirlikler kurulması söz konusu olduğunda hepimiz buna karşı çıkmalıyız; çünkü Lübnan bölünemeyecek kadar küçük bir ülkedir” dedi.

 Lübnan’ın Suriye ile olan uzun sınırlarına dikkat çeken Hizbullah genel Sekreteri, Lübnan’ın etnik, partisel veya mezhebi nedenlerden dolayı Suriye’de yaşanan gelişmelerden etkilendiğini söyledi.

Nasrullah, “Suriye’de olaylar başladığı zaman iki görüş ortaya çıktı. Birincisi bu krizin ve savaşın Lübnan’a çekilmemesi, diğeri ise çekilmesi yönünde oldu. İkinci görüş yanlıştır. Bizim siyasi ekibimizin ve Lübnan hükümetinin tutumu, bu savaşın Lübnan’a çekilmemesi yönündedir. Ama eğer diğer görüşte olanlar hükümette olsaydı Lübnan, sadece iç savaşa değil Suriye savaşına da sürüklenirdi” dedi. 

 Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, Lübnan hükümetine çağrıda bulunarak, İran’dan Lübnan’a dönüşleri sırasında Azaz şehrinde Lübnanlıları kaçıranlarla doğrudan müzakereye girmelerini istedi.

 Yakınları kaçırılan Lübnanlılardan kendilerine hakim olarak devletin sürdürdüğü girişimin sonuç vermesini beklemelerini isteyen Nasrullah, Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan gibi Özgür Suriye Ordusu üzerinde etkisi olan ülkelerden de krizin çözümüne katkı sağlamalarını istedi.

Nasrallah “Şu anda Türklerle iletişim halindeyiz, ancak bu bir kazanç getirmeyecek” dedi.

Nasrullah “Her devletin yaptığı gibi Lübnan devleti de Lübnanlıları kaçıranlarla doğrudan müzakereye girmelidir. Eğer devlet bunu yapmaktan aciz olursa, kaçırılanların yakınlarına ve siyasi hareketlere bildirmelidir” dedi.

 Suriye’den Lübnan’a sığınan mültecilere gereken önemim verilmesini isteyen Nasrullah, mültecilerin Suriye yönetimi yanlısı ya da muhalifi olmasına bakılmaması gerektiğini vurguladı. Lübnan-Suriye sınırının kapatılmasına karşı çıkan Nasrullah, Lübnanlılardan Suriye’den gelen mültecileri evlerinde ve kamuya ait mekanlarda ağırlamalarını istedi.

Suriye’deki savaşın ve akan kanın durması, mültecilerin evlerine dönmesi için siyasi çözüm ve diyalog çağrısını yineleyen Nasrullah, akan kandan ve krizin devam etmesinden diyaloga karşı çıkanların sorumlu olduğunu ifade etti.

 İslam dünyasındaki tekfirci akımların gerçekleştirdiği bombalı saldırıların, İran, Lübnan, Irak ve Pakistanlıların Kerbela’ya gitmelerini engellemeyeceğini belirten Nasrullah, sonuncusu Libya’da gerçekleşen Kilise saldırılarına da tepki gösterdi.

 Nasrullah “İçinde bulunduğumuz bu dönem, çok tehlikeli bir dönemdir. Bu dönemde daha fazla sakin olmalıyız. Bazıları, Hıristiyanları öldürmekle İslam’ı yücelttiğini sanır. Fakat İslam, Hıristiyanların sembollerine saygı  gösterir” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Allah’ın selamı ona hakkı ile kul habibine ümmet olanların üzerinine olsun.
    Deccalin avaneleri ilahlarına/küresel güçlere o kadar itimat/iman ediyorlarki; herşey onların istekleri doğrultusunda gerçekleşeceğini sanıyorlar… Gerçek olan ise, ‘alemdeki herşey din ahlak maneviyat dairesinde‘ ilahi kural; Vahy’in/ışığın öne gölgenin arkaya alınması kalbin maneviyat adalete meyletmesi insanların din‘e uyması ile Rahmani Hal hz Ali efendimiz meşrebin‘de Peygamberinin izine düşüp Allah’ın hesabına yatkın hazırlanması ile gercekleşir.
    Veya aklın/gölgenin öne Vahy’in/ışığın arkaya alınması kalbin siyaset ve menfate meyletmesi din’in insanlara uydurulması ile şeytani Hal muaviye meşrebin‘de insanların şeytanın hesabına yatkın hazırlanıp izine düşmesi ile gerçekleşir… ancak insanların şeytanın izine düşmesi ile Allah(cc) aradan çekilir; böylece şeytanı ilah edinenler, “Allah’ın hesabı gereği” dünyada ve ahiretde kaybedenlerden olur.
    Ehli Vicdan Sahipleri… Süriye, insanların/ümmetin uyanması için imtihan sahasıdır… Suriye, dünyanın emniyeti ve dengesi ‘islamın rahmet ve marifet kaynağı‘ Hüseyni duruş/direniş cephesinin altın halkasıdır… Suriye, Kudüs/filistinin güvencesidir…
    Suriye, Yahudü ırkının İMHAYA uğramaması için siyonizim zülmünün önündeki engeldir…
    -Akıl Sahipleri din’in adamı manevi yolda ilerlerken şeytan sünnü/şii takıntısı ile bilinç altına ırkı duyguları yerleştirip dönderir; eğer din adamı dönmeden bu engeli aşarsa şeytan gelenekci/oğlancı tarafdan iki kişi öne sürer; bunlar iki kişi sende bu kız/dinin siyasete aleti ‘içinin boşaltılması/insanlara uydurulması‘ ile birlikde ol biraz güçlen; der, dönderir… eğer din’in adamı maneviyat yolunda bu engelide manen fikren ve fiziken aşar ise maneviyat ve adalete meyletmiş kalp ile hz Ali efendimizin meşrebi hayat nizamı olup asrın nemrutları, fravunları, ebucehilleri, muaviye ve yezitleri bertaraf edilir/deşifre olur; yani hz İbrahim gibi yalnız Allah(cc) sığınıp aile efradında ona ısmarlayıp islam dairesinden çıkıp cehenneme kapı açmış bir guruba dahil olmamak gerekir… artık bu halden sonra geriye dönüş olmaz; insi ve cinni şeytanlar açık ve gizli din düşmanları dostlarını/askerlerini sünnü/şii perdesi ile gölgeleyip durmadan saldırır; ancak manen fikren ve fiziken donanımlı olmak/korunmak şartı ile onların gücü örümcek ağından daha zayıftır…
    Akıl Sahipleri. Suriye, Ümmetin din’i bölücü meshep taassubundan kurtulması ‘alemlerin üzerinde rahmet ve bereket bulutlarının oluşması‘ için hüseyni duruş/direniş cephesinin birlik meşalesi/sancağıdır.
    Suriye, kuresel güçlerin arkasına gizlenen deccalin askerleri asrın muaviye ve yezitlerinin açığa çıktığı alandır.
    Suriye, deccalizim misyonu içerisinde bop eş başkanlığı görevini üstlenen akp‘nin aslında; millieğitimini dinlerarası diyalogun merkez üssü, diyanetini “sanki hiristiyan rahiplere nisbet edercesine siz doğanı günahdan arındırıyorsunuz bizde ‘ömür boyu uyuttuğumuz‘, müslümana son dem musalla taşında helallik istiyor öleni arındırıyoruz”, kurumuna çevirmesi ile; “dünyanın SİGORTASI mukaddes İSLAM‘I DÖNÜŞTÜRME gayretlerinin”, islamın en büyük düşmanı siyasi ve maddi hevesleri için şeytanın askeri ayakları altına ülkenin mukaddeslerini serecek kadar alçaklaşmış/insanların en alçağı ihvanı müslümün dini siyasallaştırmış kanadı üzerinden açığa çıktığı faliyet alanıdır.
    Süriye, sünnet din‘in ikinci ana esası Peygamberinin hayatını harfiyen yaşamaktır; kendilerini sünnü isimlendiren aslında din/Peygamber düşmanı münafıkların yüzlerindeki islam maskesinin indiği meydandır.
    Süriye, münafıkların gizli din/Ehl’i Beyt düşmanlıklarını iran/süriye arkasına gizlediği sünnü/şii perdesidir.
    Süriye, islam ümmetinin yerüstü/yeraltı servetlerinin üzerine çullanmış hırsızların kan emici vampirlerin kiralık katillerin yapmış olduğu bunca zülmün kendilerine dönüp saltanatlarının yıkılması için sebeplerin hazırlandığı mükaddes bölgedir.
    -Asrın istiklal ve hürriyet abidesi siyasi ve askeri dehası Atatürk’ün tesbiti ile siyasi ve maddi heveslerini emperyalizmin istekleri ile eşleştiren hainlerin, münafıkların kiralık katillerin din‘in düşmanlarının hesabını görmesi için, Allah’ın vermiş mühlet inşallah dolmak üzeredir. Allah’ın selamı rahmeti hüseyni duruş ve ona manen fikren ve fiziken desdek olanların üzerine olsun.hacı bayazıt 31.12.2012

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı