FilistinKÜLTÜR & SANATMAKALE KÖŞESİ

Şam Geleceğin Sınırlarını Çiziyor, Gözler Filistin’de

 “Bir yıl daha geçti, gündüz geri dönmemizin zamanı yaklaştı”.. Filistin Arap halkı bu umutla geçen 65 yılını, mültecilik günlerini sayarak geri dönüşün rüyasıyla geçirdi.

Bu rüyaları Arap toprakları krallarının uluslararası satranç tahtasında düşmeleri ardından Nekbe zamanı, öyle görünüyor ki devam edeceğe benziyor.

Filistin halkı dönüş anını mülteci kamplarının güneşi altında kurumasını menettiği emelleriyle yaşarken ne kadar da sabırlıydı. İntikam barışla beraber kaybolabilir ancak geri dönme hakkından geri adım atmak imkansızıdır.

İşte bugünde Araplar Nekbe’nin üzerinden geçen 65 yıl sonra bir kez daha tuzağa düşüyor Belfor’a inanıyor üzerine bir vaat daha ekliyorlar. Sikes – Pikot’un coğrafyayı öldürme etkisinin geçtiği bir zamanda, Sikes – Pikot’u hezimete uğratan ve yaklaşın 100 yıldan sonra etkilerini ortadan kaldıran ruhu öldürmek için kin ve aptallıklarını ekiyorlar.

“Arap Baharı” diye zorla adlandırılanlar Filistinlilerin umutlarını uzatamamış, oynanan oyun günün ilk ışıklarıyla ortaya çıkmıştır. Halkların hakları yanında olduklarını iddia edenler bu hakları satmaya kalkışanların öncüleri arasındaydılar. Siyonist varlıkla toprak değişimi inisiyatifine hazır olduklarını belirten bazı şeyhliklerle petrolcü ve petrolcü olmayan körfez sit alanları dışişleri bakanlarının ilanları, kendini satan askerin işaretinden başka bir şey değildi. Çünkü direnişe karşı duranın kurtuluşla beraber olması mümkün değildir. Filistin davasını koruduğunu iddia edenden ise bu davaya yönelik bir şey yapmasının ummamız da mümkün değildir.

İşin garip yanıysa Nekbe’nin üzerinden 65 yıl geçmesi ardından, İsrailli bakanların büyük Arap başkentlerinde dolaştıklarını görmemizdir. Bunun karşısında Arap Birliğini kuran bazı büyük ülkelerin başkentlerinden direnişin yanında durmaları sebebiyle Filistin, Suriye ve Lübnanlıları ise kapılarından kovuluyorlar. Acaba düşman İsrail günün birinde bu duruma geleceğini tahayyül eder miydi?

Arapların bir Nekbeleri bir de Nekseleri bulunuyordu. Bugün ise Nekbe ve Nekseler ard arda geliyor, işgalci İsrail’in 65 yılda gerçekleştiremediğini bugün Araplar gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Düşman Suriye’yi abluka altına almada başarısız kalınca, ordusu ve akidesinin salabeti önünde aciz durunca, Nekbe’nin üreticileri körfez şeyhlik ve karalıkları düşman yerine, ordusunu yıkmak ve Suriye halkını öldürmek için dünyanın dört bir yanından topladıkları kiralık teröristleri silahlandırmak için, Suriye’ye karşı kışkırtma, dış ve askeri müdahale çığırtkanlıkları yapıyor, Washington’da ise ümmet için timsah gözyaşları döküyorlar. Acaba Araplar önünde başka Nekbe’mi kaldı, yoksa bu Nekbe’lerin en tehlikelisi mi?

Düşman 65 yıl önce toprağı işgal etti ve Nekbe olarak adlandırıldı. Ancak hak sahiplerinin direnişini menedememiş, Şam’dan Araplık ruhuyla çıkarken altındaki toprağı inleten fedai eylemleriyle Filistin Kurtuluş Örgütü’nü tanımaya mecbur etmiştir. Simsar Araplar ise düşmana karşı direnişi haram ilan ediyor, ona bağlı kalanlara karşı kuduz köpekler gibi üşüşüyor, bunun mukabilinde Suriye’ye “cihat” adı altında paraları ve petrolleriyle teröristler gönderiyorlar.

Onlar Şam’da ilk İslam devletinin kurulduğunu unutuyor, asırlar boyunca Kudüs’e kurtuluş ordularını gönderdiğini, Onsuz Yermuk daha sonra Hıttin ardından da Tişrin’in olamayacağını unutuyorlar. Arapların üzerine düşen hangi Nekbe’dir bu?

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı