DÜNYAHABERLER

Suriye, BM Genel Sekreteri ve BM Güvenlik Konseyi başkanına mektup gönderdi

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı BM genel sekreteri ve uluslararası güvenlik konseyine gönderdiği mektubunda; silahlı terör gruplarının son bir kaç gün içinde özellikle Şam ve Halep’te olmak üzere ülkenin bir çok yerinde masum sivil insanlara, kamu ve özel mülklere karşı dehşet verici suçlar işlediklerini belirtti.

Bakanlık mektubunda Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan tarafından aleni olarak silah ve para desteği alan bu terör gruplarının söz Şam ve Halep illerinde masum sivillere karşı dehşet verici cinayetler işlediklerini belirterek, bu dehşet verici cinayetlerini Halep ilinde sürdürdüklerini ekledi. Para karşılığında çok sayıda teröristin Halep ilinde toplandıklarını ve Türkiye’nin bu teröristlerin Suriye’ye girişlerinde büyük kolaylıklar sağladığını belirten Bakanlık; eli kanlı teröristlerin Halep’te sivillerin yoğun oldukları bir kaç bölgeyi istila ederek masum sivilleri canlı kalkan olarak kullandıklarına dikkat çekti.

Bakanlık teröristlerin; kanlı eylemlerini onaylamayan çok sayıda insanı katlettiklerini, bir çok insanı da silah zoruyla evinden mülkünden kovarak bu evleri ve mülkleri gasp ettiklerini belirtti.

Tüm bunların 08 Temmuz 2012 tarihinde BM’nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan’ın Suriye’ye bulunduğu son ziyareti ardından geldiğine dikkat edilmesi gereğine işaret eden Bakanlık; bu ziyaret esnasında altı maddelik Annan planı ve Cenevre konferansında üstüne anlaşılan noktalar kapsamında Suriye’de güvenlik ve istikrarın sağlanması yönünde bir dizi icraat üzerinde görüş birliği sağlandığına işaret etti.

Bakanlık; Suriye ve Suriye halkının kanlarının akıtılmasına son verme özeninde olduklarını iddia edenlerin şiddet ve kan dolu eylemlerde bulunan silahlı gruplara bu eylemlere son vermeleri ve siyasi sürece girmeleri yönünde her hangi bir çağrı yapmamalarının esef verici bir durum olduğunu ifade etti.

Suriyeli kanların akıtılmasına son verilmesi için BM’nin silahlı gruplardan eylemlerine son vermelerini ve Annan planı kapsamında siyasi sürece girmelerini talep ettiğine dikkat çeken Bakanlık; Suriye hükümetinin de bunu onayladığını ve bu yönde çaba harcadığını ekledi.

Bakanlık, BM gözlemciler heyetinin Suriye hükümetinin işbirliği ile siyasi süreci başlatma yönünde harcadığı çabaların silahlı teröristlerin herhangi bir siyasi sürece katılmayı reddetmesi nedeniyle başarısız olduğunu belirterek “bu durum hiç kimse için sürpriz olmadı. Çünkü silahlı terör gruplarının temsilcileri bu siyasi sürece katılmayı istemedikleri gibi Annan planı, Cenevre toplantısının sonuçları ve Annan’ın Şam ziyaretinin sonuçlarını reddeden onlarca bildiri yayınladı” diye belirtti.

Münafık seslerin Suriye’ye komplo kuran başkentlerden ve özellikle Ankara, Riyad, Doha, Washington, Londra, Paris ve Berlin’den yükseldiğine dikkat çekilen mektuplarda, söz konusu başkentlerin Şam, Halep ve bir kısım Suriye kentlerine saldıran silahlı terör gruplarını suçlamak yerine Suriye hükümetini durumları tırmandırmaklar suçladığının altı çizildi.

Bakanlık, bu başkentlerin saflarında Arap ve yabancı kökenli unsurlar barındıran silahlı terör gruplarının eylemlerine örtü oluşturma, maddi ve manevi destek verme ve katliamlarını örtbas etme çabasında olduğuna işaret ederek bu ülke yetkililerinin güvenlik konseyi ve BM Genel Kurulunu Suriye davasını tartışmak için toplanmaya çağırdığına değindi.

“Suriye hükümeti ve asayiş güçleri, uluslar arası, insani ve insan hakları kanunlarının yanı sıra Suriye hükümeti ile BM gözlemciler heyeti arasında 19-4-2012 tarihinde imzalanan ön anlaşma ve özelikle 16. Madde kapsamında masum sivilleri koruma hakkını kullanmaktadır” diye belirtti.

Bakanlık mektuplarda, bazı uluslar arası tarafların ve özellikle güvenlik konseyi üyelerinin Suriye’ye karşı konsey ve prosedürleri dışında çalışma kararlarını ilan etmelerinin şaşırtıcı olduğunu ifade ederek bunun söz konusu ülke ve tarafların Suriye’nin ilkeli tutumlarını değiştirme, halkının beklentileriyle çelişen siyasi şartlar dayatma ve devleti yıkma hedeflerini gerçekleştirme uğruna Suriye krizini alevlendirmek hedefiyle sorumluluklarından vazgeçtiği anlamı taşıdığını vurguladı.

Bakanlık şöyle devam etti, “güvenlik konseyinin ahlaki rolüne gösterdiğimiz özen ve BM misakı uyarınca güvenlik konseyinin tüm üyelerinden silahlı terör grupları ve onları destekleyen ülkelerden saldırdıkları kentlerden çekilme, uyguladıkları terörü durdurma, bilinen bu uygulamalardan vazgeçme, Annan planını ve Annan’ın Şam ziyareti sırasında varılan anlaşmayı destekleme talebinde bulunmasını istiyoruz.” Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, Suriye hükümetinin Annan planını uygulama kararını ve Cenevre anlaşmasını memnuniyetle karşıladığını yinelediğini bildirerek Suriye krizine ancak Suriye halkının temsilcilerinin akan kanı durduracak, Suriyelilerin onurunu, geleceğinin kurulması ve istikrarının sağlanmasını Suriye kararı ve yönetimiyle güvence altına alacak ulusal diyalog masasına oturmasıyla çözüm bulunabileceğine vurgu yaptı.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı