HABERLERIrakİSLAM BÜYÜKLERİ

Suriye’yi Güvensiz Hale Getirenler Irak ve Afganistan’ı İşgal Edenlerdir

İran’ın Kum kentinde on sekizincisi düzenlenen uluslar arası Kurân olimpiyatlarında finale kalan yarışmacıları kabulünde bir konuşma yapan Ayetullah Mekarim Şirazi, İslam Peygamberinin (s.a.a) bazı ahlaki özelliklerine işaret etti ve şöyle konuştu: Peygamber (s.a.a), insanları hidayet etme konusunda çok ısrarcı idi. Haris kelimesi “düşkün ve hırslı” manasına gelen ve olumsuz mana ifade eden bir kavramdır. Ancak Yüce Allah, Peygamberin insanları hidayet etme ve onları doğrularla tanıştırma konusunda gösterdiği azami çaba ve gayretin neredeyse hırs derecesine ulaştığını belirterek, onun bu konuya verdiği özel ehemmiyeti vurgulamıştır. Peygamberin bir diğer özelliği de “rauf” olması idi. Rafet, rahmet ve merhametin en şiddetli hali demektir. Yani o, müminlere şiddetli ölçüde merhamet ve şefkat sahibiydi. Eğer bizler de dinimizi yaşamak ve yaşatmak istiyorsak, bu anlamda başarılı olmak istiyorsak birbirimize karşı şefkatli ve merhametli olmalıyız. Bugün onun ümmeti olduğunu iddia edenlerin sahip olmaları gereken en önemli vasıf birbirlerine karşı merhametli olmalarıdır. Ancak ne yazık ki bugün Kurân ve Peygamberin bu öğretilerinden uzaklaşmış olan bazı sözde Müslümanların ellerine silah alıp birbirlerini katlettiklerini ve bunu da din adına yaptıklarını müşahede etmekteyiz. Merhameti olmayan biri Peygamberin ümmetinden olamaz! Bir arpa boyu kadar aklı olan herkes bölgede oynanan oyunu çok net olarak görür.

 Bugün Suriye’yi güvensiz hale getirenler, Afganistan ve Irak’a askeri olarak saldıranların ta kendisidir. Bugün oralarda aldıkları hezimetin intikamını almak istiyorlar. “Parçala ve yönet”mantığı ile Müslümanları birbirine düşürmektedirler. Onların bu siyasetinin üç bin yıllık bir geçmişi vardır. Kurân-ı Kerim Firavun’un da aynı politikayı izlediğini şöyle beyan etmiştir: “Firavun , o topraklarda ululandı ve halkını parçalara ayırdı….” (Kasas 4)

 

Ayetullah Şirazi sözlerini şöyle sürdürdü: Halbuki Kurân, evrensel bir barışı emretmektedir.

 

 Müslümanların değil sadece kendi aralarında, hatta diğer din mensuplarıyla da dostça ve kardeşçe yaşayabileceklerini buyurmaktadır. Kurân şunu söylemektedir: Eğer gayri Müslimler sizinle savaşmaz ve size dostluk elini uzatırlarsa bunu kabul edin. Ancak maalesef bugün Müslümanların birbirleriyle savaştıklarına şahit oluyoruz ve bu, onların Kurân öğretilerinden uzaklaştıklarını göstermektedir. Bugün İslam düşmanlarının korktuğu tek şey Müslümanların vahdetidir. O halde Müslümanların izzet ve saadete ulaşmalarının yegane yolu vahdettir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı