HABERLERİNSAN HAKLARI

Fransa’nın Mali’ye Müdahelesi, NATO’nun Afrika İşgalinin Sinyali

Mali’nin satılmış yönetiminin çağrısı kılıfında tertiplenen Fransa’nın Mali’ye askeri müdahalesinin, NATO’nun Afrika kıtasını işgalinin ilk adımları olduğu bildiriliyor.

Batı Afrika ülkelerinden Mali’nin işgal edilmesinin ‘Fransa’ya ait bir savaş’ olmadığını açıklayan ABD Savunma Bakanı Leon Panetta, dilinin altındaki baklayı sonunda çıkardı. İtalya’dan sonra dün İngiltere’ye geçen Amerikalı Bakan, Cezayir’deki rehine krizine değindiği konuşmasında, ‘NATO, El Kaide üzerindeki baskıyı arttırmalı. Bunun için de Kuzey Afrika’da daha etkin bir şekilde görev almalı. Teröristlere bir karış yer bırakılmamalı’ çağrısında bulundu. Avrupa Birliği ülkeleriyle NATO ittifakı üyelerini Mali ve Cezayir’deki krizlerde daha fazla destek vermeye çağıran Panetta’dan sonra İngiltere Başbakanı David Cameron da Ceayir ve Mali’deki krizlerin bölge ülkelerine yayılma eğilimini hatırlatarak, batılı ülkelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini kaydetti.

35 ÜLKEYE ASKER

Yenişafak’ın haberine göre Washington ve Londra’dan gelen eşzamanlı bu çağrılar dünya medyasında akıllara ABD’nin 7 Kasım 2002’de devreye soktuğu Pan-Sahel Girişimi projesini getirdi. Terörle savaş kapsamında oluşturulan Pan-Sahel Girişimi’nin amacı Eritre, Sudan, Çad, Nijer, Moritanya, Senegal, Libya, Cezayir ve Fas’a uzanan Müslüman Afrika coğrafyasının El Kaide Mağrib ve diğer İslami örgütlerden temizlenmesi olarak açıklanıyor.

Dünya medyasında yapılan yorumlarda da Fransa’nın ‘terör bahanesiyle’ Mali’yi işgali, bu projenin hayata geçirilmesinin ilk adımı olarak görülüyor. Nitekim 2004 yılında Afrika’daki ülkere müdahale etmeyi amaçlayan ‘AFRICOM’ ordusunu kuran ABD, 2013 yılında 35 Afrika ülkesine asker göndereceğini açıkladı.

AFRİKA’NIN BOP’U MU?

Büyük Ortadoğu Projesi’ni (BOP) hatırlatan Pan-Sahel Girişimi’nin kaderi, Rusya ve Çin’in bu projeye karşı alacağı tavra bağlı. Ancak BM Güvenlik Konseyi’nin iki daimi üyesi olan Moskova ve Pekin, Mali işgaline yeşil ışık yakarak Pan-Sahel Girişimi konusunda ‘pasif gözlemci’ kalmayı tercih edeceklerinin ilk sinyalini verdi.

Pan-Sahel Girişimi nedir?

ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki Anti-Terör Birimi, 7 Kasım 2002’de ‘Pan-Sahel Girişimi’ adıyla yeni bir proje başlattı. Proje için Mali, Nijer, Çad, Somali, Eritre gibi ülkelerin yer aldığı ve coğrafi olarak ‘sahel’ diye bilinen alana Cezayir ve Libya gibi Kuzey Afrika ülkeleri de eklenerek ‘pan-sahel bölgesi’ oluşturuldu. Amaç, bu bölgedeki şüpheli mal ve insan hareketlerini kontrol etmek olarak açıklandı. Projenin iki temel ayağı vardı. İlki, BM Güvenlik Konseyi’nin de desteğini alarak ‘terörle savaş’ adı altında bölgenin askeri güvenliği ve kontrolünü sağlamaktı. İkincisi de, bölgenin ekonomik ve sosyal yapısını güçlendirerek İslami gruplara verilen desteği azaltmaktı. Pan-Sahel Girişimi projesi 2005’te Trans-Sahra Anti-Terör Girşimi adını aldı.

Malili savaşçılar Konna’dan çekildi

Fransa’nın Mali’de hava saldırılarına başlamasını tetikleyen Konna kenti, yeniden ordu birliklerinin eline geçti. Fransa geçen cuma hava operasyonlarına başlamasına rağmen savaşçılar, Konna’yı ele geçirmişti. Müslüman grupların stratejik nedenlerle çekildiği kaydediliyor.

Saldırganlar rehine takası önerdi

Cezayir’de BP’ye ait doğalgaz tesislerine saldırı düzenleyen Kanla İmza Atanlar Tugayı’nın, rehin değişimi teklifinde bulunduğu iddia edildi. Bağımsız Novakşot Haber Ajansı haberinde, örgütün ABD’li rehineleri ‘ABD’de tutuklu bulunan Mısır Cemaati İslami grubunun manevi lideri Ömer Abdurrahman ve Pakistanlı doktor Afiye Sadık’ın tutukluluğunun sonlandırılması’ karşılığında serbest bırakmayı, Fransa’nın Mali operasyonunu durdurması halinde de elindeki Cezayirli ve Fransız esirlerin durumunu müzakerelere etmeyi önerdiğini yazdı. Bu arada saldırganların 30 kişi, rehinelerin de 132 kişi olduğu ve 100’ünün kurtarıldığı iddia edildi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı