DÜNYAHABERLERKüçük ManşetlerMEDYA ANALİZSon DakikaSuriyeTÜRKİYE

Hizbullah Şehidleri maskeleri düşürdü

Yaklaşık dört yıldır tanıklık ettiğimiz  Suriye olayı karşımıza İslam maskesi ile çıkan bazılarının gerçek kişiliklerini ve sinelerinde gizledikleri Siyon yıldızını gün yüzüne çıkarmış ve tarihe, Hak ile batılı,Mazlum ile zalimi,Mü’min ile Münafığı ayıran büyük Furkan olarak geçmeyi hak etmiştir.

Suriye olayını  takip edenler olayın başlangıç noktalarını ve gelişim seyrini çok iyi bilmekle birlikte,bu süreçte bir çok savrulmaya,bir çok maskenin düşmesine ve kendini,Müslüman lider,İtibarlı yazar,STK başkanı,Cemaat öncüsü ve Kanaat Önderi ile İslami basın,Müslüman site vb. diye pazarlayanların,ipliklerinin pazara çıkmasına da şahit oldular.

Suriye olayı Yukarıda genel özelliklerini verdiğimiz fakat aslında,Mustafa Özcan,Abdurrahman Dilipak, Ahmet Varol, Bülent Yıldırım, Ramazan Kayan, İHH ve diğer -Der uzantılı kurumlar ile,siyasi partiler ve Haksoz ! Timeturk, Yeni Akit, Haber7,Yeni Şafak gibi basın kuruluşu-site kişi ve kurumların örneklenmesiyle tam karşılığını bulan bir çevrenin maskelerinin inmesine,gerçek çehrelerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Bu çevreler,Siyonistlerden aldıkları telkinlerle bir anda Suriye’yi istenmeyen ülke,lideri Beşşar Esad’ı ise katil ilan etmekten çekinmemişlerdir.Bahsi geçen çevreler,İsrail’i tanımayan,topraklarında tek Amerikan Üs’sü barındırmayan,İsrail ile savaşta ön safta duran Direniş güçlerine desteğini asla esirgemeyen,Mazlum Filistin halkına verdiği desteği savaş ortamında bile devam ettiren,bu devlete, yani Suriye’ye  karşı son derece yoğun bir karalama kampanyası başlatmış,Suriye topraklarına ve halkına karşı başlatılan kirli savaşta,Amerikan beslemesi uluslar arası teröristlerden yana tavır alarak, onlara maddi-manevi her türlü desteği vermekten asla çekinmemişlerdir.

Suriye topraklarını bir anda yangın yerine çevirerek,mazlum halkı canavarca katleden,halkın, can,mal ve  namusuna  tasallut,kafa kesen,insan eti yiyen siyonist beslemesi tekfirci teröristleri halkımıza,Mücahid,kahraman ve hatta (haşa) sahabe diye tanıtan, yukarıda saydığımız terör destekçileri,bütün bu akımlara karşı duran,İran İslam Cumhuriyeti, Suriye ordusu  ve Şanlı Hizbullah mücahitleri hakkında olmadık yalan ve iftiralar ile büyük bir karalama kampanyası başlatmaktan da geri durmamışlardır.

Hizbullah güçlerinin,İsrail destekli tekfiri Teröristlere karşı,üstün mukabele gücü, kesin gözüyle baktıkları ve sarhoşlatan zafer’in finali “Şam’da namaz ” heveslerini kursaklarında bırakmış,destekledikleri teröristlerin çok ağır mağlubiyetleri ve acı kayıpları kendilerine çocuk acısı gibi oturmuştur.

Suriye senaryosunun asıl metin yazarı olarak Siyonist İsrail, olayın en başından beri, kenarda duruyormuş gibi bir görüntü verse de,vahşi teröristlerle olan işbirliğini eğitim,lojistik ve tıbbi alanda canlı tutmuş,NUSRA-ÖSO-IŞİD gibi yapılanmalara yaptığı yardımları gizleme gereği bile duymamıştır.Bahsi geçen,isimleri farklı fakat,mahiyetleri ve yönetim merkezleri aynı terörist yapılar ise İsrail ile hiç bir sorunlarının olmadığını ve hatta desteklerinden dolayı İsrail’e müteşekkir olduklarını beyan eden açıklamalar yapmışlardır.

Desteklediği teröristlerin yaşadıkları ağır mağlubiyeti daha fazla sindiremeyen Siyonist İsrail,bu noktadan sonra olaya direk müdahil olmayı tercih etmiş ve gerçekleştirdiği hava saldırısıyla,Hizbullah komutanları ve Askerlerinin Şehid olmasını sağlamıştır.İsrail bu hareketiyle kimin hak,kimin batıl olduğunu bir defa daha ortaya koyarken, yukarıda saydığımız malum çevrelerin, Şehadet mertebesine erişen yiğitlerin haberini dahi verirken, “İsrail, Hizbullah’ı vuruyor! Hizbullah’ın kurmayları ve komandoları ise Suriye’de Esed muhalifi Müslümanları vurmakla meşgul” şeklinde uydurma cümleler,yanıltıcı ifadeler kullanarak,bir yandan içine düştükleri acı durumu ortaya döküyor,diğer taraftan,Hizbullah’ın aslında kimlerle savaştığının itirafını yapmış oluyorlar.

Suriye’nin desteği ile İlk günden itibaren İsrail ile savaşan ve  İslam dünyasına Zillet elbisesi giydirmeye çalışan Siyonistleri defaatle yenerek geri çekilmesini ve hatta yıkılma sürecine girmesini hızlandıran Hizbullah’a karşı ağır sözler,ithamlar ve hakaretler eden,değişik isimler ile isimlendiren,bu kişi ve  kurumların kimin kölesi oldukları,kime hizmet ettikleri,İsrail saldırısıyla bir defa daha gözler önüne serilmiş ve hedef birlikleri yani direniş düşmanlıkları onların,göbekten bağlı ayrılmaz ortak olduklarının altını bir defa daha çizmiştir.

Asrın Furkan savaşında  Hak cephede yerini alarak Şehadet şerbeti içen Hizbullah’ın ve Direniş blokunun tüm yüce Şehidlerini selamlıyor,Rabbim şehadetlerini kabul etsin diyoruz.

 

 

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı