DÜNYAİNSAN HAKLARI

Teröristlere Kimyasal Silahlar Temin Edip Ordunun Kullandığını İddia Edebilirler

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Yardımcısı Faysal el-Mikdat; Suriye’ye yönelik her hangi bir dış askeri saldırının bölgeye faciamsı etkileri olacağını, büyük bir bedeli olacağını ve Suriye’de bir gezintiden ibaret olmayacağını belirtti.

Lübnanlı Menar Kanalına bugün açıklama yapan Mikdat; 2011 yılının başlarından beri Suriye’ye karşı bir psikolojik savaşın yürütüldüğünü ifade ederek, herhangi bir askeri saldırıda bulunmayı düşünen tarafların, bu saldırının bölgeye sonuçlarını iyi bir şekilde idrak etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Teröristlere Kimyasal Silahlar Temin Edip Ordunun Kullandığını İddia Edebilirler

Mikdat; kimyasal silahlara ilişkin iddialarla batının Suriye’ye yönelik yürüttüğü kudurmuş hamleyi ‘tiyatro sahneleri’ olarak nitelendirerek, Suriye’nin kimyasal silahlara sahip olsa bile bu gibi silahları halkına karşı hiç bir koşulda kullanmayacağının bir kez daha altını çizdi.

Bakan Yardımcısı Mikdat; Suriye’deki terör gruplarına kimyasal silah temin etme ve Suriye Arap Ordusu tarafından kullanıldığını iddia edip Suriye’ye yönelik askeri saldırıda bulunmaya ilişkin batılı planların bulunmasından endişelerini ifade etti.

Suriye ve tüm Arap bölgesinde yaşananların tamamının arkasında İsrail’in bulunduğuna işaret eden Mikdat; ABD’nin İsrail’i asırlar boyunca Arap toraklarında izlediği işgal, yahudileştirme, yerleşim birimleri inşa etme ve sömürü politikaları sonucunda içine düştüğü zor durumdan kurtarmak için Suriye’ye yönelik kimyasal silahlar yada başka her türlü iddiaları üstlendiğini vurguladı. Mikdat; ABD’nin İsrail’i korumak ve politikaları neticesinde içine düştüğü çıkmazdan kurtarmak için Suriye’ye peşin olarak sözde ‘Arap devrimlerinin’ bitmesi ardından İsrail’in güvenliğini koruma taahhüdünde bulunan teröristleri gönderdiğini ifade etti.

Gerçekten Çözüm İsteyen Ülkeler Teröre Desteklerini Kesmeliler

Suriye’deki krizin çözümünün tamamıyla siyasi olduğunun altını çizen Mikdat; başta ABD ve bazı Avrupalı devletlerin bu çözümü gerçekten istemeleri halinde ilk önce Suriye ve halkına karşı var olan teröre desteklerini kesmeleri gerektiğini vurguladı. Mikdat; terör ve teröristleri desteklemenin uluslararası kanunlara aykırı düştüğüne dikkat çekti.

Rusya’nın Türkiye’den, Suriye’ye silahlıların akışını kolaylaştırma ve desteklemeye son vermesini talep ettiğine işaret eden Mikdat; aynı zamanda ABD ve AB’den Suriye’nin içişlerine müdahale etmemelerini talep ettiğini ekledi.

Tüm Taraflar Arasındaki Hakem Seçim Sandıklarıdır

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Yardımcısı Mikdat; tüm taraflar arasındaki hakemin seçim sandıkları olduğunu ifade ederek, Suriye’yi kimin yöneteceğine de seçim sandıkları ve halkın belirleyeceğini belirtti. Mikdat; Rusya’nın sadece Suriye’de değil, dünyanın her yerinde askeri müdahaleye karşı olduğuna işaret ederek, bunun da bir sır değil aleni olduğunu söyledi. Fakat Rusya’nın Suriye halkı adına müzakerelerde bulunmasının mümkün olmadığını kaydeden Mikdat; çünkü Rusya’nın Suriye halkının egemenliğine saygı duyduğunu belirtti.

Asıl Sorun Türkiye’deki ‘İhvancı’ Hükümetin Politikasındadır

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Yardımcısı Mikdat; ‘Müslüman Kardeşler’ gruplarının hegemonya altına aldıkları bazı ülkelerin mevcut olduğunu ve bu ülkelerin Suriye’yi izole etmeye çalıştıklarını söyledi. Bu grupların Suriye’deki krizin dahilinde olduklarını ve terörü desteklediklerini belirten Mikdat; fakat Suriye halkını ve yönetiminin tutumlarını destekleyen söz konusu ülkelerdeki halkların bu grupları izole edeceklerini ekledi.

Türkiye’nin NATO’dan Suriye ile sınırlarında patriot füzelerinin yerleştirilmesi talebinde bulunmasını iflas etmiş bir adım olarak nitelendiren Mikdat; asıl sorunun Türkiye’deki ‘ihvancı’ hükümetin Suriye’ye yönelik politikasında olduğunu vurguladı. Mikdat; Receb Tayyib Erdoğan hükümetinin; Türk halkına tam bir kardeşlik ve sevgiyle bakan Suriye halkına karşı NATO’dan yardım istediğini söyledi.

Bakan Yardımcısı Mikdat; Türkiye’nin teröristleri silahlandırdığını, Kaide Örgütünden teröristleri çağırarak Suriye’ye girişlerini sağlamak için sınırlarını onlara açtığını, onları barındırıp eğittiğini ve finans sağladığının altını çizdi. Fakat Türkiye’nin tüm bunlara rağmen pratikte hiç bir sonuç elde edemediğine işaret eden Mikdat; Erdoğan hükümetinin hedeflerini gerçekleştirdiğine dair herhangi bir izlenim elde edemediğini, dolayısıyla bu hükümetin ‘başarısız bir hükümet’ olduğunu söyledi.

Yaşananlar Politika Değil, Suriye Halkının Katledilmesidir

Lübnanlı Müstakbel Akımının Suriye’deki teröristleri desteklemesi ve söz konusu akımdan milletvekili Ukab Sakır’ın teröristlere silah ve finans temin ettiğini itiraf etmesi konusunda ise Mikdat; Suriye’nin, halkını vahşice katletmeleri için teröristlere silah ve para dağıtan Müstakbel Akımı Başkanı Saad el-Hariri ve Milletvekili Sakır önünde eli kolu bağlı kalmasının mümkün olmadığını söyledi. Mikdat; dolayısıyla Lübnan hükümetine yönelerek, bu hükümetin Lübnan’da terörün yayılması karşısında ‘kendini uzak tutma’ politikası izlemesinin de mümkün olmadığını, terörün Suriye’de yayılmasının da Lübnan’da yayılması anlamına geldiğine işaret etti.

Mikdat; yaşananların bir politikadan ibaret olmadığını ve Suriye halkının katledilmesinden ibaret olduğunu belirterek, dolaysıyla Lübnan hükümetinin, Suriyelilerin öldürülmelerine bulaşan şahsiyetlerden hesap sorması gerektiğini söyledi.

Suriye’nin, masum insanları katletmek için finans ve silah temin eden Lübnanlı şahsiyetlerin uluslararası terör listesine alınmalarını sağlamak için ciddi incelemelerde bulunacağını ifade eden Mikdat; aynı zamanda bu konuyu incelemesi için Uluslararası Güvenlik Konseyine resmi mektup gönderme olanağının da gündemde olduğunu belirtti.

Fransa’nın Tutumları Tiksindirici Hale Geldi

Fransa’nın izlediği tutumlar ve teröre sağladığı desteğin tiksindirici bir hale geldiğini ifade eden Mikdat;Fransa yönetiminin histerik ve siyasi körlük bir durumda olduğunu belirtti.

Mikdat; Chirac veya Sarkozy olsun Suriye düşman politika izleyenlerin mazide kaldıklarını ve Suriye yönetiminin ise kaldığını belirtti. Aynı zamanda mevcut yönetimin de nifak dolu bu politikasını sürdürmesi halinde yine Fransa halkı tarafından mazide bırakılacağını söyleyen Mikdat; bu yönetimin dünya halklarının asırlardan beri reddettikleri yeni sömürü politikalarına bulaştıklarını ekledi.

Suudi Arabistan’ın Tutumları Hiç Bir Mantığa Dayanmıyor

Suudi Arabistan’ın son bir kaç ayda takındığı tutumların hiç bir mantık yada vicdana dayanmadığını belirten Mikdat; bu tutumlarda ayrıca Suriye halkı ve çıkarlarına da her hangi bir özenin de bulunmadığını vurguladı.

Mikdat; Suudi Arabistan’ın Suriye’nin egemenlik-bağımsızlığına saygı duymadığını ifade ederek, bu tutumların tamamıyla deşifre olduğunu kaydetti. Suudi Arabistan’da hakim ailenin Suriye’de terörü desteklediğini ifade eden Mikdat; terörü destekleyenlerin bu terörün ateşiyle yanacağına işaret ederek dolayısıyla Suudi Arabistan’a teröre desteğini kesme çağrısında bulundu.

Bazı Hükümetlerin Tutumları Halklarının Tutumlarıyla Bağdaşmıyor

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Yardımcısı Mikdat; bazı Arap hükümetlerin Suriye’ye yönelik tutumlarının halklarının tutumlarıyla uyuşmadığını ve bu tutumları temsil etmediklerini belirtti. Arap halk kitlelerinin Suriye ve yönetiminin yanında olduklarına dikkat çeken Mikdat; Suriye’yi Arap sahasında izole etmeye çalışanların kendilerini Araplıktan izole ettiklerini belirtti.

Mikdat; bazı Arap hükümetlerin Arap sahasında yaşananlara yaklaşımlarında ucuz aletlere dönüştüklerini söyledi. Hiç bir kanun, anayasa yada parlamentoya sahip olmayan bir ülkenin Suriye’de olduğu gibi insan hakları ve demokrasi yolundaki yolculuğunda uzun bir yol alan bir ülkeyi eleştirmesinin mümkün olmadığını kaydetti.

Konuşmasının bitiminde Mikdat; Suriye’deki kiralık ve tekfirci teröristlere silah, barınak ve finans sağlamakla birlikte gerçekleri çarpıtan dezenformasyon hamlesinin Suriye halkını kendisini ve vatanını n hedef alan komploya karşı mücadele azmini kıramayacağının altını çizdi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı